Kanî Yado

Son üç yıla göz attığımızda, 2013 yılının uğursuzluğuna takılı kaldık, TC istihbaratının Kürdleri yoldan çıkarmaya çalışan hovardalıklarıyla geçti. Hani dünyada 13 rakamı uğursuz kabul ediliyor ya! 
Gerçekten o yılda MİT hovardalığı adalarda, tarlalarda, çiftliklerde ve barlarda bizi canımızdan usandırdı! MİT barış balonu istişare masası hovardalığın en kötü beklentilerinin tabelasını boynumuza taktı. Umutlarımız geleceğe sarktı.
2014'te ise, TC bir demokratik cumhuriyet balosu ve Misaki Milli denen hileli yemini tutturdu gitti! Newrozlarda Kürd borazancısıyla yemin-kasemler havalarda balon olup Kürdistan semalarında uçuyordu!
2015'te Kürdleri Türkiyelilik köprüsünden geçirerek Türkleştirme planını yıl içinde gerçekleşen iki seçimle de yoğurarak Amerikan çuvalı gibi başımıza geçirdi. Şimdi TC bizi hendeklerde, barikatlarda çapraz ateş altına almış...   
Şimdi 2016 yılının 12 ayını yaşayacağız. Biz gelenekçi olmayanlar, yeni yılları pek de barışa ve mutluluğa vesile etmeyiz. Barış ve mutluluklar, dileklerle, umutlarla ve dualarla geçekleşmez.
Mutlu olmak için mutluluğu gerçekten istemek gerekiyor. Barış da öyledir. İnsanın elinde  sopa, kafasında çöl karanlığı, bakışlarında kin olduğunda barış istemek sadece komedi olur.
Sahiden siz 2016 yılının barışa ve mutluluğa vesile olmasını istiyor musunuz?
Şaka yapmayın!
Gerçekten durum iyi değil. Artık şaka sırası değil. Bombalar patlıyor, insanlar ölüyor...
2015 yılını geride bıraktık. Yaşamın ilk merdiven basamaklarını tırmanan genç nesil büyük umutlarla yeni yıla başlarlar. 
Biz yaşlı nesil ise,  geride bıraktığımız her bir yılla ölüme daha da yaklaştığımızı hatırlıyoruz.
Gençler önündeki on yılları yüzyıllar kadar uzun sanır. Biz ise her kutladığımız bir yeni yılı ömrümüz için Rabbimizden kopardığımız bir kazanç olarak hesap ederiz.
İnsan yakında öleceğini bilmesi nasıl bir duygudur acaba?
Biz yaşlılar bu duyguyu biliyoruz ve yaşıyoruz.
İster yaşlı olalım ister genç olalım her  geçirdiğimiz yılın  hesap-kitabını doğru  yapmak zorundayız.
En azından yılda bir kere şöyle bir durup arkamıza bir bakmalı! İş olsun diye değil, dönüp kendimize bakmalı, ne yaptığımızı görmeli ve ne yapacağımızı doğru hesaplamalı!
Ölümden korkmayı bir yana bırakıp, insanın kendini gözden geçirmesi daha doğru olur. O zaman yaşamak kadar ölüm de anlamlı olur. Her anlamlı ölüm başımızın ve gözümüzün üzerine!
Gerçekten insanlar kendilerinden ve birbirinden ne istiyor?
Bu hususta bizim de doğru olduğuna inandığımız gözlemlerimiz vardır.
İnsanların beşeri ilişkilerinde ne marifetler var biliyor musunuz? İnsanlar, birbirilerine tahakküm etmek için ideolojiyi umutların rengiyle boyayıp topluma dayatıyorlar.
Birbirinin ruhuna zulmetmek için dinler, mezhepler ve meşrepler uydurdular.
Gasp ve talanlar için dinleri ve siyasetleri kendi ihtiraslarına vasıta yaptılar.
Liderler diktatör olmak için demokratik göründüler. Her sözcüğün önüne “demokratik” kavramını koyarak daha da komik göründüler....
İnsanlar nasıl bu hale geldiler?
Yalanların biçim verdiği toplumlar sonunda  ayaklarına dolanan yalanlarla düşerler!
Yalanlarla şekillenen hiç bir halk huzur bulmamıştır. Mutlaka karşısına bir güç çıkmış ve sonu hüsranla bitmiştir.
Siyasiler ve din sektörü, Rabbimizin adına söyledikleri, kutsallaştırdıkları yalanlar Rabbimizin kudreti karşısında tuz-buz olacaktır.
İnsan bu koşullarda, en azından geriye bakıp, ihtiraslarının emrine girerek ne rezaletlere tenezzül ettiklerini görmelidir.
Kendi kendinden hesap sormayanların sonu çok kötüdür! Kendi kendisinden hesap sormayanların başkalarından hesap sormaya hakları yoktur sanırım.
Saddam Hüseyinin ve Muammer Kaddafi'nin ne duruma düştüğünü ve fare deliklerinde yakalandıkları anların musibeti günümüzün liderlerini  tefekkür etmiyorsa daha kötü sonuçlarla karşılaşırlar!
 Her insan da kendi niyetine göre iyi veya kötü şeylerle karşılaşır. İnsanın kendi iç dünyasında kendi cennetini yaratıyorsa yeryüzünde iyi amellerden başka eğilimi olamaz.
2016 yılının 21. Yüzyıla yakışır bir yaşam, şiddetsiz, savaşsız bir dünya için insana yakışan sosyal ve siyasal biçime, yaşam tarzına kavuşmanın başlangıcı olmasını  Rabbimizden diliyoruz.
Bizomero sitesi yazar arkadaşlarımızın ve sitenin okuyucularının yeni yılını kutlar, 2016 yılının mutluluk ve esenlikler içinde geçmesini diliyoruz. SERSALA WE PÎROZ BE!
Kanî Yado


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375