İyi alışkanlıklardan kurtulmak için bir çaba içinde olmanıza gerek yok. Kötü alışkanlıklarsa öyle değil, onlar kurtulmanız için feryat edip dururlar, duyan olmaz…
40 yıllık sigara içen ve üç ciddi bırakma evresini de atlattıktan sonra son defa sigarayı yeni bırakan birisi olarak sigaranın zararlarını anlatıp durmayacağım.
Ama bazı alışkanlıkların kolay terk edilmemesinin nedenlerine veya bıraktığında karşılaşacaklarınıza bakacağım.
Kuşkusuz sigara, terk edilmesi gereken ‘kötü’ diyeceğimiz alışkanlıklardan birisi.
‘Bıraktım’ dediğinde bırakılacak kadar kolay değil,aksine, ‘başladım’ deyip, başlamakçok kolay.
Bıraktığın andan itibaren kişiye göre farklı etkileri olsa da, kendi adıma söylersem, zaten sakin olan yapım, tamamen sakinliği bürünür.
Tıpkı Ramazan orucu gibi ağzımı ancak iftar açar.
Zaten sigarayı yeni bırakan birisi, ‘sigara için iftar vakti’ olacağını sanır, bunu dillendirmese de. İftarı bekleyen kumrular gibidir anlayacağınız sigarayı yeni bırakan…
Hali üzere bir garip sessizlik…
Konuşmayı oldum olası çok sevmem. Benim için ‘en önemli alışkanlık’ gidince, şimdilik daha sessiz duruyorum, bir süre geçtikten sonra dilim çözülür mü bilemem.
Peki sigarayı bırakan, ‘gerçekten bırakmışım yahu’ diyene kadar hangi evrelerden geçer?
Bu süreç, farklı alışkanlıklar kazanmana da neden olur. Biri biterken, ilginç tiklerin veya hareketlerin kendini göstermeye başlar.
Bir boşluk doğar hayatınızda.
O boşluğu doldurmak için farklı yollar denemeye başlarsınız.
Sürekli elini cebine atmaya başlarsın, aradığın bir şeyler olmalı...
Evdeysen masaya, sehpaya, sağa sola bakarsın, ister istemez.
Uzanıp alacağın ve hasretini dindirecek bir şeyler yoklar gözün, belli belirsiz.
Otururken aniden ayağa kalkarsın, ayaktayken oturursun, hiç sebep yokken.
Mırıldanma olur mu bilmem ama bende olmadı, olması gerektiğini düşünüyorum.
Bazısı çerez yemekten yüzünde sivilce çıkmaya başlar, bazıları da yemek yeme rekoruna doğru koşar adım gider, maratona hazırlanır gibi.
‘Sigarayı bıraktım, kilo aldım’ demenin altında yatan esas neden, sigaradan doğan boşluğu doldurmaktır.
Bazıları tesbihi elinden bırakmaz, ‘ya sabır’ çekmeye çok ihtiyaç olmalı.
Alışkanlığı unutmak için çaya ağırlık verenler, her bardak bitiminden sonra ceplerini yoklaması da, küllük araması da kaçınılmazdır.
O boşluk dolmalı…
O zaman harcanmalı…
Ciğerler dumana boğulmalı demezsin ama dermiş gibi davranırsın…
Alışkanlığının ne olursa olsun, iyi de olsa, kötü de olsa bir boşluk hissedilir. Hem de öyle böyle değil, yangında ilk kurtarılacak kadar önemli.
İyi alışkanlıklar geliştikçe çok daha iyi olur.  Kötü alışkanlıklar ise geliştikçe dibe vurmaya başlarsınız.
O nedenle bir şey olmaz, ben başlamam, tiryaki olmam, dilediğim zaman bırakırım, terk ederim, esiri olmam, o kadar zayıf değilim, ben güçlü birisiyim, irademe hâkimim diye söylenen her şey züğürt tesellisi değilse de, kendini kandırmaktan başka bir şey değil.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak için destek şart.
Bu bazen manevi destek, bazen de sağlık desteğidir. (Korkmayın, kimsenin kötü alışkanlığından kurtulmaya çalışana maddi destek vermesi gerekmez ama minicikteşvik hediyesi kabul edilir(!) )
Kötü alışkanlıktan kurtulmanın en önemli yolu, ondan kaçmak değil, onla yüzleşmektir.
Uzandığınızda alacağınız sigara yanınızda olmalı ama uzanmamalısınız. Sigara olmadığında, bulamadığınızda stresle dolabilirsiniz ama sigara yanınızdayken içmediğinizde kendinizi daha güçlü hisseder, iradenize hâkim olmaya çalışır, adeta galip gelmek için sürekli elinizi bir uzatıp, bir çekersiniz. Her seferinde galip gelmenin hazzıyla sigara bırakma evrenizde ufak bir adım almış olursunuz.
Sigarayı veya başkaca kötü alışkanlığı bırakıyorsunuz diye bütün dünyanın da aynı anda ondan vazgeçmesini bekleyemezsiniz.
Bugüne kadar alışkanlığınızla rahatsız ettiğiniz çevrenize karşın, sizi rahatsız edecek bir çevreye hazır olmalısınız.
Her şey, her söz, her davranış ve neredeyse dünyada meydana gelen her kıpırtı, sizi alışkanlığımız geri döndürmek zorundaymış gibi düşünürsünüz.
O güne kadar duymadığınız sigara kokusu, beş yüz metreden size doğru gelmeye başlar.
Her şey sizi yolunuzdan döndürmek için özellikle çaba harcıyor sanırsınız.
Olur-olmaz şeylere sinirlenmeye başlar, sürekli alışkanlığımız geri dönünce sakinleşeceğinize inanırsınız.
Bu arada güzel şeyler de olmaya başlar; tat alma duyunuzu uzun zamandır kaybettiğinizin farkına varırsınız.
Koku alma duyunuz da öyle...
Bir yandan iyiye giden, bir yandan kötüye giden bir ikilem içinde kalır, bir o tarafa yanaşır, bir bu tarafa yanaşırsınız.
Bir eksiklik duyarsınız sürekli, hem de çok büyük bir eksiklik ve sanki onun yeri asla doldurulamaz sanırsınız.
Bir alışkanlık değildi belki de sizinki, sevdayı diye cilalamaya başlarsınız, sonra sevecek başka bir şey mi yok diye güzellikleri düşünürsünüz, koklarsınız, hissedersiniz…
Ve mücadeleyi siz kazanır, yeni bir hayata başlarsınız, geç de olsa...
Ama mücadeleyi alışkanlığınız kazanırsa eski hayatınıza daha kötü şekilde dönersiniz.
Bütün kötü alışkanlıkların terkedilmesi aşağı yukarı böyle; krizleri, sinirle sağa sola çatmayı saymıyorum, en azından o bende yok, olması da yapım itibariyle pek mümkün görünmüyor.
Kuşkusuz sigara ‘kötü’bir örnek; terk edilenkötüsü olsun, iyisi değil...
 
Tweetimden Seçmeler
Düşünceleri belirleyen çok etken var ama zihni gereksiz konularla meşgul eden, düşünmeyi zorlaştıran, dedikodu merakı veya mecburiyetidir.
www.naifkarabatak.net
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375