AVRUPA(LI) ve BİZLER..

Çoğu güncel ve siyasi konuşmalarda hep vurgu yaptığımız konu şudur.
Avrupa ülkelerindeki Demokrasi ve insan Hakları şöyledir böyledir deriz.

Avrupa ülkelerindeki yönetimini,kapitalizmi ve fakir ülkelere silah satışını,sömürgeciliğini hep eleştirmişimdir.
Ama halkına hep saygı ve sevgim olmuştur.
Geliri bize göre yüksek olsada emeğin hakkını veren,alan,çalışan,emekçi insanlardır.

Evet Müslüman ülkeleri ve Türkiye'yi Avrupa ülkeleriyle kıyasladığımızda bu konuda büyük bir fark ve uçurum bulabiliriz.

Peki yıllarca Avrupa'da yaşamış,yada Avrupa'da doğup büyümüş,Avrupa kültürünü görmüş biz bireyler Türkiye halkları olarak..
lazı,çerkezi,kürdü ve türkü ile ne kadar insancılız ne kadar demokratız ne kadar Avrupa insanı gibi hoşgörülüyüz bunu hiç düşündükmü?

Şöyle bir örnek vereyim..

Yıllar önce araba aldığım galerinin Danimarkalı satış müdürü ile konuşurken yanına dört tane çocuk geldi.
İkisi sarışın,biri çekik gözlü diğeri zenci.
İlk önce birini çocuğu ve diğerlerini çocuğunun arkadaşları sandım.
sonra konuşurken bunların hepsi benim çocuklarım deyince şaşırdım.
Gerçektende hepsine aynı sevgi ve ilgiyi gösteriyordu.
Sarışın olanlar eşinden olan çocuklarıymış,diğerlerinden birini Vietnam'dan öbürünü Afrika'daki yetim çocuklardan evlatlık almışlar.
Hani çocukları olmuyorsa diyeceğim tamam ama iki çocukları varken iki tanede evlatlık almak ne güzel bir duygu,ne büyük bir sevgi,ne büyük bir vicdan ve merhamet..
Adama ve eşine saygım öyle bir artiki içimden bir dinleri farklı öbür tarafta herşey bunlarda var dedim.
Böyle yetim çocukları evlatlık alan on binlerce insanı var.
Devlet ve halk olarakta okula giden çocuğun rengine,diline,geldiği ülkeye bakmazlar.
Okulda başı kapalı bir çocuğa bile bu onun inancı yada kültürü deyip saygı gösterirler.
Türkiyedekiler gibi şeriat ve gericilik getirecekler diye düşünmezler.
Engelli bir insana normal sağlıklı bir insandan daha çok ilgi ve sevgi gösterirler,hor görmez onun zaafı yada özrü ile dalga geçmezler.

Peki bizde olsa bu nasıl olur?

İki çocuğumuz olsa gidip zenci bir çocuğu evlatlık alsak inan dalga bile geçerler.
Bırak üvey evlat ile öz evlat arasındaki farkı kendi çocuklarımız içinde bile ayırım yaparız.
Erkek çocuğu kız çocuktan daha üstün tutarız.
30 sene çocuğu dahi olmazsa bir yetim çocuğu evlatlık almayı düşünmeyiz,bırak 30 sene 5/6 sene eşi çocuk getirmesin ilk akla gelen halk diliyle karıyı boşa yenisini al olur.
Sorunun erkekte olabileceğini düşünmeden.
Türkiye'de okula yıllarca üniversiteye başı kapalı öğrenciler giremedi.
Kimi bu yüzden okuyamadı,kimi okulunu yarıda bırakmak,kimide başını açmak zorunda kaldı.
Ha keza anadilini konuşamayan bu yüzden dayak yiyen okuldan atılan insanlarımız oldu.
Türkçe bilmeyen insanlara psikilojik/fiziki baskı ve işkenceler yıllarca uygulandı.
Bunu Devlette yaptı halkta birbirine yaptı.
Birbirimizin rengine,giyimine,diline,düşüncesine,ırkına tahammülümüz olmadı.
Birey olarak biz Avrupa'da yıllarca yaşadığımız halde yine bu feodal dar görüşlerimizi bırakmayız.

Bir avrupalı şu deyimleride kullanmaz.
Çünkü özürlülere,kadınlara,ırklara saygıları vardır..

"Benim neyim eksik kör değilim topal değilim"
"Kadın elimin kiridir"
"Yalan dıyorsam Arap olayım"
Dürzi,Ermeni,Yahudi,çingene,Tırko,Kıro,hakaret olarak kullanılmaz"
Bir halkın kimliği,cinsiyeti,inancı,özrü aşağılanmaz.
Böyle yüzlerce deyim sayabilirim..
Çekememezlik bizde,birbirini hor görme bizde,haset,iftira,dedikodu,tembellik bizde..

Bizim toplumda en kral demokratım diyeni getir kendisi gibi olmayana ve düşünmeyene tahammülü yoktur.
Kendisi gibi olana ve düşünene demokrattır farklılığa gelemez.
Bu herkes,her kesim için geçerlidir,ülke reformlarından ziyade bir beyin reformu ve devrimi gerçekleşmelidir.
Biz yıllardır Avrupa'da değişmedik onların iyi yönlerini almadık..
Ama Avrupadaki gibi bir devlet ve Demokrasi isteriz.

Avrupalı gibi olmak onlar gibi yaşamak değildir,onlar gibi anlayışlı ve insancıl olmaktır.
Bizler parayı ve teknolojiyi gördükçe onların alt tabaka gördükleri yaşam biçimine ayak uydurur kendimizi kaybederiz.
Onlarda kazandığı parayı ve teknolojiyi kullanıp değişmeyen kültürlere,fakir ülkelere gidip ordaki halkların tarihine,yaşam biçimine bakıp özenirler..

Avrupalı siyaseti futbol takımı tutar gibi yapmaz.
Hatırına,desinlerle,arkadaş ve mahalle baskısıyla saf tutmaz.
Doğruya doğru yanlışa yanlış der.

Avrupalı bir eli balda diğeri yağda büyümüştür,savaşı görmemiştir ama ata dedelerinin ikinci dünya savaşında neler yaşadığını bilir.
Bununla ilgili kitap okur,film seyreder,belgesel izler.
Bunları izlerken geçmişten ders alır.
Bizler fakirliktende gelip parayı görünce fakirleri,fakirliğimizi,geldigimiz yeri hemen unuturuz.
Savaştan gelenler kendini sağlama alınca savaş isterler.
Bırak okumayı,bırak atalarımızın yaşadıklarını kitaplardan okumayı,kendi yaşadığımız hayatı bile doğru okuyamayız.

3,cü Dünya ülkelerindeki halkın çoğunluğun anlayışı böyledir.
Getirin Türkiye'deki insanların hepsini Avrupaya,Avrupa'daki insanları götürün Türkiye'ye..
Türkiye'yi Avrupa yapmasalar,bizde Avrupayı Türkiye gibi yapmasak ben burdayım..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375