Cemil Bayık, Türkiye'ye karşı savaşmak istemediklerini kaydederek, "Artık savaşa yeter diyoruz. Ne biz ne de Türk Devleti savaş sayesinde amacına ulaşabildi"
"Artık savaşmayacağız ifadelerini kullandı".
Bu ifadeler birkaç gün önce yapıldı.
Arkasından bugün Ağrıda çatışma haberi geldi.
Aklıma Şemdin sakık geldi..
Aklıma Derin devlet geldi.
Aklıma demokrasiyi hazmedeyenler,Kürt hareketinin siyasallaşmasını istemeyenler geldi.
Aklıma savaşın bitmesini istemeyenler geldi.
Evet savaşın kazananı yoktur..
Kazananlar bellidir..

Savaş gazetelerin ikinci sayfasında küçük bir sütuna yazılırdı.
Teröristlerle girilen çatışmada 10 terörist ölü olarak ele geçirildi ve 3 askerimiz şehit düştü..
Kaçan teröristlerin yakalanması için bölgede geniş çaplı bir arama tarama operasyonu başlatıldı.
Böyle yazılırdı renkli basında..
Gazetelerin ana sayfasındada ya bir milli maçın skoru manşet yapılırdı.
Yada Tarkanın konserinde ayılan,bayılan kızları paylaşırlardı.
Markalı giyinen,hatta giyinmeyen yarı çıplak,dünya umrunda olmayan,çılgınca eğlenen ve sevgilisi ile şampanyalar patlatan köpük şhow yapan mutlu azınlığın azgın gençlerinin haberleri ile dolardı ulusal basın.
Hiç önemli değildi ve vakitleri yoktu kimin kiminle savaştığını yazmaya ve okumaya..
Kimin ne için öldüğü,kaç yaşında olduğunun ne önemi vardı.
Öyle önemsizdiki böyle haberler.
Vatanmı?
Onlarındı..
Hayatmı?
Onlarındı..
Savaş ve ölümmü?
Senindi..
Onlara hayatın yolları size kurşunlar..

Sahi kimdi bu 10 terörist?

Dilini,kültürünü,adını yasakladıkları bir insan nasıl terörist olurdu?
Okulunu,köyünü,eşini,çocuklarını,ailesini bırakıp kar kış demeden,açlık sefalet demeden canını ortaya koyarak uçsuz bucaksız dağlarda ne arardı?
Neden öldürürdü?
Neden ölürdü?
O dağlara Avrupa'dan rahatını bozacak kaç kişi gider?
Ne kolay değilmi bedevadan Devrimci olmak.
Yüz metre yürüyüşe katılmakla bir halay çekmekle en iyi Kürt olmak.
Dağa gidip bir taşı kendine yastık edebilirmisin,yapmıyorsan bari o taşın altına elini koyabilirmisin..
Yeter barış gelsin artık..
Kürtlüğü kendine maske yapıp savaşanların ismini kullanıp maddiyata gelince kaçan kendine maddi ve manevi bir güç kazandıran fırsatçılardan bıktım.
Peki dağlardaki insanların halkından ne çıkarı olabilirki?
Sanki bir maaşlarımı var.
Dağlarımı parselleyecekler.
Dünyanın tüm nimetlerini,olanaklarını elinin tersi ile itip bu halkın gönüllü fedaisi gerillası olan gençlerin evine dönmesinin adıdır barış.

Kimdi bu 3 asker?

Anadolu'nun en fakir köylerinden ve metropollerin gecekondu mahallelerinden toplanan bu gençlere verilen addır.
Okuma imkanı olmadığı için çalışan,çocuk yaşta geçim derdine düşen Ankara'da bir dayısı olmayan ve 20 yaşında zorunlu silah altına alınmanın adıydı asker.
Maaşlı komutanı golf oynarken,yüzbaşısı sevgilisinin doğum gününü kutlarken nöbette üşüyen,titreyin,şafak sayan ve kör bir kurşuna can verendi asker..
Harabe olmuş bir eve asılan koca bir Türk bayrağının altında "vatan sağolsun" diyen fakir anne ve babanın evladıydı asker.
Hayır..
"Vatan sağ olmasın,çocuklarınız,çocuklarımız sağ olsun".

Siz hiç villa önüne gelen bir cenaze gördünüzmü?
Siz hiç bir iş adamının,bir milletvekili oğlunun askerde dağda çekilmiş resimlerini gördünüzmü?
Göremezsiniz..
Bu ülkede barış niye bu kadar zordu biliyormusunuz?
Çünkü savaşanlar bunun bedelini veriyor ve acısını görüyordu,savaştıranlar değil.
En çok o gençlerin anne ve babası bunun acısını görüyordu.
Başkasının evladının savaşması ve acısı üzerinden ne ucuz kahramanlık taslayanlar vardı..
Her seçimde ne çok kavga edersiniz.
Muhtarlık için,Belediye başkanlığı için,Milletvekill olmak için ne çok yaygara koparırsınız.
Rant için,koltuk için,maaş için,kariyer için her kılıfa girersiniz.
Bir günde o meclisten çıkıp dağlara gidip tatlı canını ortaya koyup barışı haykırabildilermi?
Her iki taraftanda sıcak evlerinden çıkıp gidip o dağlarda savaşabilirlermi?
Gidin dağlarda savaştırdığınız gerilla ve askerleri bize verin.
Anaların gözyaşını silin o gençleri evlerine getirin.
Onlar sizin gibi deri koltuklara sevdalı değiller,bir maaş ve rant uğruna orda değiller.
Seçim olacakmış..
Demokrasinin gereği çok güzel.
Ama hiç umrumda değil.
Barışa ve kardeşliğe kim hizmet ediyorsa,edecekse o seçilsin o kazansın..
Kim dağdaki gerilla ve askerlerin bedeni yerine elindeki silahı alıp toprağa gömerse benim oyum onadır.
Kim dökülen kanı durdurup anaların gözyaşını silerse benim vekilimde odur..
Barışı getirene,halka hizmet edene boynumuz kıldan ince..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan Deveci 7 yıl önce

amca oğlu,yazdıklarına katılıyorum.başarılar diliyorum

banner376

banner375