1946'da Mahabad Çarçıra Meydanı'nda Qazî Muhammed'in öncülüğünde, ilan edilen Muhabad Kürdistan Cumhuriyetinden sonra,  Modern Kürdistan tarihinde, ilk defa 2003'te  özerklik statüsünde de olsa, " kuzey Irak" Güney Kürdistan’da, bir Kürt statüsü gün ışığına çıktı.  

Bu ışık dünyada yaşayan 50 milyon Kürd için, çok değerli bir olaydı. çünkü Kürdistan’ın dörtlü işgal zincirinin bir parçası kopmuştu  ve bu sonuç değil, bir başlangıçtı. Bir sonrası, gelecek demekti. Bu nedenle bu kazanım, 50 milyon Kürd için değerli, sevinç ve büyük bir mutluluktu.  Kürtler, uzun yıllar sonrada olsa kutsalını tavaf etme imkanı bulmuş, dünyanın dört bir yanından buraya akın ediyorlardı.

Kürdistan toprağına ayak basan her Kürd, yüksekte dalgalanan Kürdistan bayrağını görünce, ilkin adeta donmuşçasına  bir hareketsizlikle durup bakıyor, ardından bir rüyadan uyanan bir çocuk Sevinç'iyle hıçkırarak ağlıyor, ardında bastıkları toprağı hasretle öpmeye başlıyorlardı.  İnsan sevinçten ağlar mı? Ağlar elbette.  

Kürdler Alarengîn'e bakarken, yüzlerine oturan büyük Sevince rağmen ağlıyorlardı. Kürdlerin sevinçten ağlaması düşmanlarını delirtiyordu. Kürdlerin bu sevincini kursaklarında bırakacak ne var, ne yok ise hepsini tek tek aradılar. Mit'i, iti, sağı, solu, İslamcısı, laiki kafa kafaya vererek başladılar, Güney'e karşı düşmanlıklarını kusmaya! Yok aşiret reisi Barzani'yi yaşatmayacaklar!  Yok, sözde Kürd yönetimi ! Yok kuzey ırak terör bölgesi, Yok kırmızı çizgi ,Yok mor çizgi! Zamanla hepsi Yok olup gitti... Barzani'ye "bağımsızlık isteme de ne yaparsan yap!" demekten başka çareleri kalmadı. Hatta Kürdistan'daki petrolü bile bizim üzerimizden satabilirsin...Vs.  Sonra her ne olduysa Kürde misyonerleri aracıyla devletin Kürdler için kötü olduğunu tekrar edip durdular.  
Öyle ki "Kuzeyde Kürdler için devlet kötüdür, biz devlet değil Türk, Arap Ve Farslarla kardeş olarak yaşamak istiyoruz, bizim bu ülkelerin dil bayrak Ve sınırları ile bir sorunumuz yoktur" şeklindeki hastalıklı söylemleri aldı başını gitti.  

Hemen hemen her gün sözde Kürd siyasetçilerden benzer açıklamalar duymaya, gelmeye başladı... Kimi hızını alamayıp Kürdistan bağımsızlık fikrini çöpe attık bile deme küstahlığında bile bulunuyordu.  Kürdistan'da bu ve benzeri zırvalığın yükseldiği bir dönemde milli bir duruş sergileyen Barzani, Kürdlere büyük bir cesaret vermekle kalmadı, Kürd milli ruhunun yıllar sonra da olsa yeniden dirilmesine Kürdistan bağımsızlığının Kürdler için hayal olmadığına, bunun mücadelesi verildiğinde gerçekleşebileceği inancını da geliştirdi.  O nedenle de çok rahatlıkla diyebiliriz ki Doğrusu yanlışıyla Barzani, Kürdlerdeki milli ruhun yeniden dirilişidir.   

İşgalci dört devletin Kürd misyonerleriyle birlikte Barzani'ye bir anda ortak bir cepheden saldırmalarının altında yatan gerçekte budur.  hiç kuşkusuz, Misyonerlerin yönlendirdikleri kitlelere Kürdistan yerine "Barzanistan kurulacak" söylemleri de bundan bağımsız değildir.  

Referandum sürecinde işgalci devletler ve yerli işbirlikçi misyonerlerinin bağımsızlık referandumunun iptali olmazsa bile ertelenmesi için Barzani üzerinde geliştirdikleri baskı hatta tehditlere rağmen Barzani'nin bağımsızlık referandumunun gerçekleştirileceğini kararlı bir biçimde yüksek bir sesle söylemesi onları adeta çıldırtmıştır.  Kürdistan düşmanlarını adeta çılgına gönderen Barzani'nin bu kararlı duruşu  milli Kürdleri yalnızca cesaretlendirmemiş, aynı zamanda bağımsızlık konusunda büyük bir heyecan yaşatmalarına da yol açmıştır.  
Bu kararlı tavır, bu dik duruş Yüz yıldır adeta köle statüsünde yaşamak zorunda bırakılan Kürde 100 yıllık kölelikten kurtulma, özgür olabilmesinin inancını da vermiştir.  Referandumda Kürdün %93'lük bir irade ile bağımsızlığa evet demesinin nedeni dirilen bu özgürlük ruhudur.   

Referandumdan hemen sonra, "Ben Bir Peşmerge olarak mücadeleye devam edeceğim, Peşmerge olarak doğdum, Peşmerge olarak öleceğim... " çıkışıyla yetkilerini devretmek istemesi ise Kürdistan düşmanları ve misyonerlerin Kürdistan değil kurulacak olan "Barzanistandır" şeklindeki söylemlerinin de ne denli boş ve gerçekten  uzak koca bir yalandan ibaret olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Barzani son çıkışı ile şu mesajı vermiştir: Bağımsızlık şavaş yapılmadan kazanılmaz, o zaman "Ben Kürdistan özgürlük mücadelesinde daha aktif bir yerde olmak istiyorum!" Bu da neresi? Tabi ki Cephe.  yani düşmanların bunu böyle okumasında fayda var.  Barzani savaş yeni başladı diyor. Barzani duruşuyla Kürdlerdeki milli ruhu diri tutuyor. Biz " Barzani gelip biz Kuzey Kürdleri için savaşıp bağımsız bir Kürdistan'ı kuracak" demiyoruz.  Böyle bir iddiamız yok, hiç olmadı da ancak Kürdistan'ın hangi parçasından olursanız olun bilin ki, Barzani'ye düşmanlık yaparak hiç kimse Kürdistan'a hizmet edemez.  Bunu babam dahi yapsa cahil değilse, kesinlikle misyonerdir.  Çünkü Barzani'yi Kürdistan özgürlük mücadelesinden alırsan geriye bir şey kalmaz.  

Medeni Duran

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375