Victor Beyaz Rusya'da 7 kardeşin en küçüğü ikiz kardeşten biridir.

Küçük yaşta annesini ve babasını kaybedip 7 kardeş yetim kalırlar..

5 yaşındayken ikiz kardeşi ile çocukları olmayan bir Danimarka'lı aileye evlatlık olarak verilir.

Evlatlık verilen ailede anne bir üniversitede dekanlık yapan bir profesördür.
Üvey baba ise spor malzemelerini satan büyük bir satış mağazası sahibidir.

Victor ve kardeşi Danimarka'nın bu tanınmış ailenin çocukları olmanın mutluluğunu birkaç yıl yaşarlar.
Çocukları olmayan ailenin seneler sonra bir kız çocuğu Dünyaya gelir.
Victor ve kardeşinin kabus dolu yılları bundan sonra başlar..

İkiz kardeşleri evlatlık alan aile öz çocukları olduktan sonra üvey çocuklarını dışlamaya başlarlar.
Kendi kızlarına verdikleri sevgiyi Victor ve kardeşine vermezler.

Bunu gören ikiz kardeşler buna bir anlam vermezler.
Üvey anne ve babasından eski ilgiyi ve sevgiyi beklerler.
Bunu görmeyince hırçınlaşırlar,
Huysuzlaşırlar,
Kıskanırlar,
Evin istenmez ve yaramaz iki çocuğu olurlar.

Üvey anne ve baba Victor ve kardeşine hergün yaptığı bu yaramazlıklar yüzünden çeşit çeşit cezalar vermeye başlarlar..

Birgün betonda yatma cezası,
Diğer gün ev temizliği,
Odaya kilitlenmeler,
Yemek vermeme,sevdiği oyuncakları ile oynamama cezaları çocukların tamamıyle dahada agresivleştirir..

Victor ve kardeşinin okuldaki hareketleride düzensizleşir.
Okulda öğretmenleri bunun sebebini sorarlar.
Victor ve ikiz kardeşi evde yaşadıkları bu baskı ve cezaları öğretmenlerine anlatırlar.
Öğretmenler bunun peşine düşüp araştırırlarsada zengin üvey anne ve baba tarafından çocukların psikolojileri bozuk diye her seferinde yalanlanır.

Victor bu işkence dolu çekilmez hayata 12 yaşına kadar dayanır ve birgün evden kaçar.
Yetkililer onu sokak ortasında bulur ve ailesine teslim etmek ister,
Victor ağlayarak,yalvararak bunu istemez.

Yetkililer onu koruma altına alırlar..

18 yaşına geldiğinde bizim köylü olan bir ailenin yaşadığı bir şehirde Victora tek odalı bir ev verirler.

Victor'un hayatı bundan sonra değişir..

Bizim köylü olan ailenin çocuğuda Victor ile aynı okula gitmektedir.
Bizim köylü genç ile Victor kısa sürede kaynaşırlar ve arkadaş olurlar.
Hayatını bizim köylü gence anlatır ve artık bizim köylü genç Victora daha çok ilgi ve şevket gösterir..

Bizim köylü genç seni ailemle tanıştırmak istiyorum der ve Victor'u ailesinin yanına götürür.
Bizim köylü aile Victor'u bağırlarına basarlar.
Ona öz çocuklarından fazla değer verirler.
Bir anne ve baba şevkati ile yaklaşırlar.

Bunu gören Victor bizim köylü aileye benim anne ve babam yok size anne ve baba diyebilirmiyim der.

Hamuru sevgi ve insanlıkla yoğrulmuş,özünü kaybetmemiş,atalarından gelen merhamet ve misafirperver duyguyla bunu memnuniyet ile kabul ederler.

Artık Victor'un öz kardeşi gibi gördüğü kardeşleri ve öz anne ve baba gibi gördüğü bir ailesi vardır.

Mutludur,
Hayatında ilk kez sıcak bir yuva,sıcak bir sevgi özlemini gideriyordur.
Yeni bir hayata herşeyiyle merhaba demiştir.

Yalnız Victor'un hep kafasında şu vardır.
Daha önce kaldığım ailenin çocuğu olunca beni dışladılar.
Bu ailenin çocukları olmasına rağmen beni çocuklarından üstün tutmalarını merak eder.
Kültürlerini,dinlerini,geldikleri yeri merak eder..

Bizim köylü aile izin sezonu yaklaşınca yavaş yavaş valizlerini toplar.
Bunu duyan ve gören Victor çok üzülür,
Birgün bir köşeye çekilir ve ağlar.
Onlardan bir ayda olsa uzak kalmak istemez.
Bunu gören Ömeranlı aile hiç tereddüt etmeden Victor'un uçak biletini keser ve köye getirirler.

Victor köydede çok sıcak karşılanır.
Bu insanların örf,adet ve geleneklerine hayran kalır.

Ömeranlı aile Danimarkadayken namazlarını kılarken Victor bunu birkaç defa görür ve soru sormaya başlar.
Dinimizi merak eder..

Victor köye geldiğinde her ezan okunduğunda babası olarak kabul ettiği bizim köylünün camiye gittiğini görür.
Ezanı ilk kez duymuştur,babası gibi gördüğü adamın ve bu insanların nereye gittiğini merak eder.

Birgün yine ezan okunduğunda Victor ezan okunan yere doğru o sese doğru gider.
Caminin içine girip sessizce namaz kılan insanları seyreder.

Baba eve geldiğinde Victor'u göremez.
Aramalar sonucu caminin içinde ağlarken görürler.
Victor ağlayarak babası gibi gördüğü bizim köylüye sarılır ve Müslüman olmak istediğini anlatır.

Bizim köylü aile ona acele etmemesini söylemiş ve önce İslamiyeti araştırmasını söylerler.
Ona Danimarkaca yazılmış Kuran'ı Kerim'in mealini verirler.

Victor bu güzel insanları ve bu güzel dini görünce Dünyası değişmiştir ve Müslüman olmaya kararlıdır.

Bizim köylü aile Victor'u camiye götürürler ve orda Kelimei şahadet getirip Müslüman olur.

Victor Abdullah Nuri ismini sever ve Abdullah Nuri ismini alır..

Victor'un artık yeni bir anne ve babası,yeni bir dini olmuştur,yeni bir ismi olmuştur..

Birgün Abdullah Nuri'yi tekrar ağlatırlar..

Victor'un Müslüman olduğunu duyan bizim yurtdışında kalan bir köylü Abdullah Nuri'yi görünce niye Müslüman olduğunu söyler.
Hiristiyan dini ve insanları daha güzel der.

Evet ikiside Ömeranlı,
Biri kendi değerlerinde kalan örnek bir aile ve insanlar,
Öbürü özüne yabancılaşmış kendi değerlerini kaybeden ve kaybolan bir insan.

Abdullah Nuri bu insana çok üzülür ve anlatılanları değil,yaşadıklarına bakarak ve görerek bu insanlara ve seçtiği dine daha çok sarılır..

Çünkü huzuru ve refahı bu insanlarda ve bu dinde bulmuştur.

(Hikaye gerçek ve yaşanmıştır,yorum sizlerin)..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375