Bir laf vardır, geçmişini bilmeyenin geleceğide olmaz.
Konuya böyle başlamak istedim.

Arada geçmişe bir zaman yolculuğuna çıkıyorum.
Zaman ne çabuk geçiyor ve zamanla beraber insanlarda çok değişiyor.
Fazla uzağa gitmeye gerek yok bundan 30/35 yıl öncesindeki köyün ve insanlarımızın halini düşünüyorum.

Her evde 5/10 çocuk.
Kerpiçten damı çoraklı evlerde 2/3 göz odada geçen ömürler.
Bir evde 50 yada 100 koyun olurdu,daha fazlasına sahip olan zengin sayılırdı.
Yada 100/200 dönüm tarlası olan orta halli daha fazla toprağa sahip olan toprak ağası sayılırdı.

Eğer bir evin önünde bir kırmızı MAN varsa köyün zenginleri arasına girerdi.
Başkada zenginlik ve gelir kaynağıda pek yoktu.
Anne ve babalarımız o yoklukta,o zorluklarda 5-10 çocuğu büyütüp evlendirdi ev bark sahibi yaptı.
Kimi çocuklarını okuttu,kimi Avrupa'ya yolladı.

Çoğumuz en çok Avrupa'ya gidenlere özenirdik.
Çünkü okuyup son model araba ile köye geleni pek görmemiştik.
Ama o zaman pek nadir olan Avrupacıları izine geldiklerinde pek merak ederdik.
Biz Reno 12,Murat 131,ler dışında araba pek bimez iken yabancı plakalı mercedesleri,volvoları ilk kez görüyorduk.
Bafradan,bitlisten,samsun yada maltepeden başka sigara bilmez iken Marlboronun exportunu ilk kez içiyorduk.
Hele bir paket Marlboro hediye gelmişse artık fiyakamıza diyecek yoktu.
Beyaz gömleğin cebine Marlboroyu koymakta bir havaydı.
Birde minyatürlü çakmakla yaktınmı forsu bir bambaşkaydı.

Bizler damı akan evlere,filtresiz bitlise yada maltepe sigarasına,senede bir ektiğimiz tarlalara ve eşek sırtında hayvanlarımızı otlamaya alışmışken ve herkes eşit bir şekilde kendi dünyalarında mutlu iken birden o huzur bozulmaya başladı..

Eşekten inip son model araba ile gelenler,
Bitlis sigarasından marlboroya geçenler.
Kız vermezler denilenlerin Avrupa'ya gidip oturumu alınca köye izine gelince düğünlerde kızımı beğensin diye dizenler..

Artık bu akıllı bu deli yoktu,bu güzel bu çirkinde yoktu.
Sadece bu Avrupacı bu köyde kalıcı diye insanlara değer vermeye başlanıldı.
Sonradan bu gurbete,bu serüvene bu kervana her kesimden herkes katıldı.
Kimi MAN kamyonu sattı,kimi o koyunları,kimide tarlalarını sattı.
O gurbet yolculuğunu herkes her ev tattı.
Kimi bu yolda çok şey kaybetti,kimi elindekindende oldu,kimide kendine göre çok şey kazandı.

Şimdi her evin önünde lüks bir otomobil var.
Damı akan evlerin yerine damında havuz olan evler bile yapılmış.

Maddiyat olarak belki çok şeyler kazanıldı ve maneviyat olarakta çok şeyler kaybedildi.
Bunlara girmek ve sıralamakta istemiyorum sizler daha iyi biliyorsunuz.
Boşanmalarda rekor sadece bir örnek olsun.

Evet insan geldiği yere kolay gelmiyor ama geldiği yeride bazen unutuyor..

Bu izinde Yeniceobada,Karacadağda,Kuluda,bizim köyün Beşkardeşe giden yolda çadırlarda nice Rojavadan,Suriye'nin başka bölgelerinden ve Antep,Urfa gibi yerlerden gelen çadırlarda ve bizim terkettiğimiz o kerpiçli evlerde iki göz odada çoluk çocuk 5/10 kişinin kaldığını gördüm.

Kimi savaştan kaçmış,kimi günlük birkaç kuruşluk yevmiye için çoluk çocuk yollara dökülmüş.
Ramazan bayramında sağolsun birkaç arkadaş bir nevi gıda ve elbise yardımı yaparak o çocukları o insanları sevindirdi.
İnanın izinde Avrupa'dan binlerce insan vardı o insanları düşünen sadece bir avuç kişi vardı.
Kendimi bir an o insanların yerine koydum.
O lüks evler,son model arabalar,şatafatlı düğünlerin karşısında çadırlarda ve ahşap evlerde yaşayan insanlar.
Çoğunda elektrik yok,su yok,buz dolabı yok,tabakta tütün sarıyorlar.
Bizim gibi banyolarıda son model değil,çoğunun ne fırını ne ocağıda yok.
Suyunu ateşte kaynatıp çocuklarını ve çamaşırlarını leğende yıkıyorlar.
Bizleri karşıdan imrenerek seyrederlerken belki bizler onları görmüyorduk bile.
Gösterilşte yarışır olduk,görünmeyecek şeylerde çoğumuz kaybolduk.
Sonradan duyduk,gördük diyen sonradan görmelerde olmayalım.

Bizim bir zamanlar Avrupacılara özendiğimiz zamanları ne çabuk unuttuk değilmi?
Hayatları eski omaroya ne çok benziyor değilmi?
Bari o zamanlar tarlamız,koyunlarımız,man kamyonumuz vardı.
Bu insanların sığınacak kimseleri bir evleri bile yok.
Yakında Kurban Bayramı var.
Kurban kesmiyorum deme.
Para gönder,

Sadece kendim yiyeceğim deme.
Kendinde ye,
Bir fakiride sevindir.

"O insanların bugününü,dününü ve en önemlisi geldiğin yeri unutma"..

(Şahsi alınan olursa af ola,bir eleştiri varsa içinde bende varım).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375