Din istismarının ürünü olan din devleti özleminin dayandığı mantığı anlayabilmek için geçmişe bir göz atmak gerekiyor diye düşünüyoruz.
Geçmişte Roma, Atina şehir devleti gibi Mekke’nin devletleşmesi İslam devleti şeklinde ortaya çıkarken, bölge gelenekçilerinin talan kültürü siyasallaşarak militari,st bir yaplanmaya gitti ve kendini IŞİD terör örgütü olarak ortaya çıktı.
Din devletçiliği, insan erdeminin kabul edemeyeceği ganimet ile geleneksel yaşamı sistemleştirdiği görülüyor. İlkel yaşamın aile, kabile, aşiret dine dayalı ganimet talancılığı şeklinde bir sistem olarak ortaya çıktı.
Havada bulup tavada yiyen parazit din istismarcıları sınıfı, din devleti siyasetine insanî erdemler, ileri vasıflar yüklemek yanlış olur. Dini tanrısal buyruklar olarak algıladıkları için, uyduruk söylemler ve uyduruk şirklerle kendi siyasal dillerini belirlerler.
Roma Hıristiyan Şeriat devleti tüm Avrupalı insanları haraca bağladı. Öbür dünyada cennete gidebilmek için her kes para yatırarak kilise papalarının mühürlü-imzalı  senediyle cennette arsa satın almaya zorlanıyordu.
Dine dayalı terör örgütleri ve din devletleri 21. Yüzyılda bile topluma bostan korkuluğu gösterircesine tabuları korkuluk olarak toplumun ruh dünyasına enjekte edilmesi, tedavisi mümkün olmayan ruhsal hastalıklarına neden olurken bu hastalarla dünyaya meydan okuyorlar!
Bu talan sisteminin insanlıktan çıkardığı ruh hastalarının fedai duruşuyla coğrafyamıza egemen olması sadece bizim toplumlarımız için değil, tüm dünya için felaket boyutunda bir tehlikeyi beraberinde getirdi.
Müslüman devletler İslamiyeti kendi devlet politikasına uydura uydura yol aldıkça hurafelerle günümüzdeki biçimi aldı.
Roma Hıristiyanlık şeriat devletinde olduğu gibi şeriatçı İslam din devletleri ile çağımızın demokratik uygar devletleri arasında büyük farklar vardır.
Din istismarlarına dayalı devletler üretici olmayan parazit sınıfın iktidarı olduğu için sosyal ve ekonomik gelişmelerin dinamiklerini köreltirler ve insanların düşünce gelişiminin önünde engel oluştururlar.
Parazit din otoriteleri sınıfının alt sınıflarla ilişkileri köle-efendi ilişkisi biçimindedir. Bu ilişkiler o kadar cazip ki sol siyasal yapılar bile bunun cazibesine kapılıp toplumu kendine kapıkulu yapma eğilimine girmişlerdir.
TC derin yapısının marifetiyle Kürd ve Türk örgütleri de siyasal yapılanmada köle-efendi ilişkisine eğilim gösterdi ve Kürd ve Türk toplumu  siyasilerinin kapıkulu durumuna düşürülürken efendi memnun, köle memnun durumdadır!
Çağdaş ilişkiler böyle mi?
Çağdaş üretim biçiminde emekçiler ile üretim-yatırım sektörü sahipleri olan sermaye sahipleri arasında ortaya çıkan karşıtlık ve bu karşıtlığın birlikteliği sosyal ve ekonomik gelişmenin dinamizmini oluştururlar. Ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeler bu dinamizmin eseridir.
Türkiye, Osmanlı devleti denen bir din devletinin enkazı üzerinde inşa edildi. Bu kanlı ve kokmuş enkazdan ne beklenebilirdi?
Anadolu baştanbaşa Anadolu uygarlığının sahipleri olan yerli halkların katliamıyla bir mezarlığa döndü. Bu kanın üzerinde inşa edilen yaşam iflah olmayacaktır ve eli kanlı unsurlardan çağdaşlık beklenmemelidir!
İttihat ve Terakki denen derin yapılanmanın temelini attığı TC devletinin yapay dengelerle oluşturduğu derin bir siyaset nasıl sağlıklı nesiller üretebilirdi?
1913 yılında Osmanlıdan devralınan idarenin ortaya çıkardığı bu insan manzarası IŞİD terör örgütünün destekçiliğinden başka bir sonuç beklemek mümkün değildir.
Cumhuriyetin devlet politikasının derin yönlendirmeleriyle ortaya çıkan örgütsel ve toplumsal yapılanmanın bir izahı vardır elbette.
Muasır medeniyet sloganıyla yaratılan politik dinamizmin temelini militarizm oluşturuyordu. Beş yüz yıllık Osmanlı şeriat geriliğinin biçim verdiği halkların içinde bulunduğu ruh hali, sosyal yaşam kalitesi dünya genelinin yaşam standartlarının çok çok  altındaydı
Köle-efendi ilişkilerinin ürünü olan diktatörlüğün cazibesinde biçimlenen siyaset,  Saddam ve diğer benzer örneklerde görüldüğü gibi, eski köleci toplum sisteminden gelen tahakküm güdüsü dinlerle veya çağımızın siyasal sistemleriyle kamufle edilerek toplumsal hayata egemen oldular.

Kani Yado
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375