Bir çoğumuz hemen hemen her konuda Ezberlerle büyüdük. O nedenle de ezberlere bilgi dedik, birikim dedik,  donanım dedik,  altyapı dedik, kapasite dedik...
 
Yıllarca bu yalan yanlış ezberleri gerçekmiş gibi savunduk durduk! Oysa hiçbirinin gerçeklik payı bile yoktu.  
 
Solcu abilerimizden devrimciliği öğrenirken ilk önce İsrail'in Filistin'e uyguladığı  "işgal Ve zulmü!" öğrendik. Yine onlardan Filistin'in ne kadar "mazlum" İsrail'in ise ne kadar "zalim" olduğunu.    
 
Görmeden, bilmeden, okumadan kısacası bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduk.
 
İsrail'i görmeden İsrail'in zalimliğine inandırıldık.  Keza Filistin'i de görmeden  mazlumluğuna inandırıldık.   Bu ezberlere öyle bir inanmıştık ki, solcu abilerimize "Filistin'de Arapça konuşmak yasak mı?"  diye sormayı aklımızdan bile geçirmemiştik.  
 
Oysa Arap, Fars ve Türk'ün işgali altındaki Kürdistan'da Kürdçe konuşmak yasaktı... Ama bu abilerimizin "mazlum" kavramı sadece Filistin' içindi. Kürdistan için değil.
 
Bu abi ve ablalarımıza göre Kürdistan'ı işgal edenler zalim değildi, Kürdistan mazlum değildi  ama  Mustafa Kemal ilerici bir devrimciydi.....
 
İran,Irak ve Suriye terör devletleri bunlara göre zalim değil, anti-emperyalistti.
 
Despot Irak, Kürdistan da  defalarca katliamlar yaptı. Ama Solcu abilerimizin yaptığı eylem toplantı ve gösterilerde atılan sloganlar "Filistin'den defol zalim İsrail!" şeklindeydi. Burada TC'nin Filistin'e, solcuların ise Kemalist TC'ye sevdası dikkatlerden kaçmıyordu!
 
Barbar Türkler Kürdistan'da Kürdlere dışkı yedirirken, tecavüz ederken bile bu gösterilerde atılan sloganlar "kahrolsun zalim İsrail" idi. Kürdistan'da devlet terörüne gözler kör, kulaklar sağırdı. Hala öyle.  
 
Biz devrimciliğin sol şirketlerden geçtiğine inanan Kürd gençleri ise,
solcu abilerimizin "mazlum" dediği Filistin'i rüyalarımızda bile görmemiştik. Ancak solcu abilerimize inandığımız için rüyalarımızda bile görmediğimiz Filistin bizim için mazlum, aynı şekilde görmediğimiz İsrail ise dünyanın en zalim ülkesiydi!
 
Öyle ya, devrimciliği bu ezberci ve maskeli abilerden öğreniyorduk. Onların da bize yalan söyleyecek halleri yoktu! Çünkü onlar bize göre devrimci dürüst namuslu abilerdi...
 
Tarihin hiç bir döneminde Filistin'de Arapça yasaklanmadı.  tarihin hiç bir döneminde İsrail'in bir güvenlik görevlisi Filistinli birine tecavüz etmedi. Hiç bir İsrail asker ya da polisi bir Filistinlinin yatak odasına girip "Filistinlilere tango giydiririz" diye duvarlara çirkin yazılar yazmadı. Filistinli hiç bir terörist İsrail güvenlik güçleri tarafından yakalandıktan sonra yakılarak saatlerce askeri araçların arkasına bağlanarak cesedi teşhir edilmedi.
 
Tarihin hiç bir döneminde, hiç bir İsrail askeri yada polisi Filistinli teröristlerin kulaklarından anahtarlık yapmadı.
 
İsrail'e bombalar fırlatan Filistinli kadınlar çırılçıplak edilerek teşhir edilmediler.  Filistinli çocukların cesetleri haftalarca dondurucularda defnedilmek üzere tutulmadı. Ama buna rağmen solcu ve Müslüman abilerimize göre çocukları bombalara sarıp İsrailli sivillerin üzerine yollayıp patlatan Filistinliler "mazlum" İsrail ise dünyanın en "zalim" ülkesiydi!  
 
Bu ezberler ışığında Filistin, Irak, İran, Suriye ve Türkiye'de hem ümmetçilerin, hem solcuların, hem Kemalist Kürtlerin, hem Türkçülerin anlaşıp buluşabileceği tek noktaydı.  Filistin mazlumdur, aşağılanmadır, taş atan çocuktur. Ve kesinlikle doğrudur. Peki İsrail nedir? Zalim!
 
Oysa biraz araştırırsak eğer mazlumluk halkların sıfatı olacaksa o halklar kesinlikle Kürdler ve İsrailliler yani Yahudi ve Zerdüştîlerdir.  Bu çok net görülebilen bir gerçekti.  
 
Çünkü bu her iki halk tarih boyunca defalarca bitme noktasına gelecek kadar soykırıma uğramışlardır.
 
Kürdistan da Enfal, Dersim, Zilan bu halkın kökünü kazmak için gerçekleştirilmiş soykırımlardır.  
 
Yahudilere gelirsek, Babil kralı Buhtunnasır döneminde İsrail katledilip yağmalanmış ve tüm Yahudiler İsrail'den çıkarılmıştır, Davut Tapınağı yıkılmıştır. Asur ve Roma dönemlerinde de aynı yol ve yöntemler izlenmiştir.
 
Haçlı seferlerinde Hıristiyanlar, Kudüs'teki tüm Yahudileri kesmiş, kalanlar sürülmüş, kaçmış, Kudüs yağmalanmış Babil'den sonra tekrar tekrar yapılan Davut Tapınağı artık yalnız "batı duvarı " güvenlik duvarından ibaret kalmış ve bu kadar yoğun katliama maruz kalan bu halk o tapınağı tekrardan yapmamış ve batı duvarı günümüzdeki tabiriyle "Ağlama Duvarı" adını almıştır... Oysa o duvar mazlumların, barbarların saldırılarına karşı örülmüş bir güvenlik duvarıdır.
 
Bunların dışında aralıksız olarak bu mazlum halk, bu uygar toplum tıpkı Kürdler gibi onlarca katliam yaşamıştır. Aydınlanmayı yaşayan Avrupa'da bile ancak 19.YY'ın son çeyreğine doğru bazı devletlerce Yahudiler "eşit" vatandaş olarak kabul edilmiştir. Ama kısa bir süre sonra 2.Dünya savaşıyla verilen haklar canlarıyla beraber alınmıştır.
 
Özellikle Hıristiyan dünyası, kendisi de aynı zamanda bir Yahudi olan İsa'nın öldürülmesini hep Demokles'in Kılıcı olarak Yahudilerin tepesinde tutmuş ve lanetli halk safsatalarıyla her dönem Yahudilerin katliamına gereken meşruiyeti sağlamıştır. Yine küçük bir araştırma ile Dünyanın en kadim halklarından birinin Kürdler diğerinin ise Yahudiler, yani İsrailliler olduğu görülecektir.
 
Aynı zamanda İsrailliler dünyada değiştiren, dönüştüren, insanlığa en fazla katkı sunan halktır, Einstein, Marx, Strauss, Sagan, Chomsky, Freud, Troçki, Brecth, Mozart, Frida, gibi sayısız bilim insanını yetiştiren bu toplumdur.   Bir an için Bu toplumu çıkardığımızda dünyada bilim, sanat ve felsefeden geriye pek de bir şey kalmıyor. Bu Ne demek mi ? Dünya insanlık ailesi bir anda 500 yıl geriye gider.  
 
Çarlık Rusyası döneminde İsrailli Yahudilerin üniversitelere % 1, 2, 3 kotalarıyla alınmaları tıp ve hukuk okuyamamaları bu korkunun bariz göstergesidir.
 
Bu toplum yaşadığı her coğrafyada dünya insanlık ailesine hep değer katmış, hep üretmiş, kalkındırmış ama her defasında katliamla karşılanmış ve katliamlardan kurtulmak içinde tek çıkar yolu ulus devlet olmakta bulmuş bir halktır. Bu yönüyle İsraillilerin durmadan çevresindeki halklar ve devletler tarafından ezilen, sistematik olarak katledilen Kürtlerle bir coğrafya, kader birliği de vardır.


O yüzden devletin ümmet şirketleri ile sol şirketleri, Kürdistan'ın bağımsızlığı gündeme geldiğinde her defasında Kürdistan için "ikinci İsrail" diye söze başlarlar.  Oysa bu maskeliler de çok iyi bilir ki, Dünyada en fazla zulme maruz bırakılan iki halk var.

 
Biri İsrailliler diğeri de Kürdistanlılardır. O nedenle zalimler bu iki toplumun dostluğundan, yakınlaşmasından çok korkuyor. Ama korkunun ecele faydası Yok.  İsrail'in gelecek son birkaç yüzyılın en iyi müttefiki Kürdistan olacak...Kürdistan'ın da İsrail...  


Yakın zamanda başta İsrail devlet başkanı ve başbakanının ve kimi siyasetçilerin bağımsız Kürdistan'ı destekler tutumları buna işarettir; ama ne yazık ki, Kürd siyasi misyoner yapılar tarafından sabote edilircesine  tercih Filistin'den yana tavırlar içine giriliyor.  


HDP ve Öcalan'ın uzak ve yakın tarihte pratiği ve açıklamaları, Filistin devlet başkanınca hain, Hamas lideri Haniye'nin deyimiyle "eşkiya, çapulcu" ve "Arapların bağrındaki hançer" şeklindeki tanımlamaları talihsiz ve düşmanca tanımlamalardır.
 
Vaktinde İsrail'e karşı savaşıp Filistin saflarında yaşamını yitiren Kürt gerillaları, Enfal'de, Halepçe'de yüz binlerce Kürt'ün katledilmesi ne yazık ki, kimi kürdlerin  "kardeş" dediği Filistin halkı ve yönetimi tarafından hiç bir zaman kınanmamış, aksine ısrarlara rağmen Arap Birliği'nde dile getirilmiştir. Mazlum Kürtlerin her devlet talebi Filistinlilerce ihanet hançer olarak tanımlanmıştır.


Kendilerinin 23. Arap devleti kurmaya çalışmaları da ayrı bir ironi barındırmış; öyle ki, kendileri devlet istemeyen bazı Kürtlerin Altan Tan örneğinde olduğu gibi Filistin devletini desteklemeleri de ironiyi de aşmış şizofreninin sınırlarında yer edinmiştir.
 
Kürtleri sistematik katliamlara maruz bırakan Arap, Türk ve Fars Müslüman ve solcularının kendileri ile birlikte yüzlerce İsrailliyi öldürmek  isterken, etkisiz hale getirilen Filistinli bir terörist öldüğünde "vay kardeş Filistin vay mazlum Filistin" vaveylaları yalnızca çağı geçmiş basit birer manipülasyondur.
 
Sonuç itibariyle, sol ve ümmetçilerin Filistin'in mazlum, İsrail'in zalim, hatta terör devleti ilan edilmeleri yalnızca din ve ideolojik temelli, bir kimlik yordanması, bir illüzyon, bir manipülasyondur...
Ezber bozmak isteyenler ufacık bir araştırma ile şu gerçeği rahatlıkla görebilir:  Üretip insanlık ailesine değer katan, bilim ve sanat dünyasını geliştiren İsrail Mazlum, terör fabrikası işlevi görme dışında hiç bir üretimi ve özeliği olmayan  Filistin de zalimdir.  Dünyaya terör ihraç edenler zalim değil de nedir?
 
Medeni Duran

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375