Kani Yado

Her nedense insan kırkayak gördüğü zaman ürküntüyle bakar. Birden fazla ayakları olduğu için değil, tersine fazla ayaklara sahip olma konusunda kural dışı olduğu içindir. Hareketleri tuhaftır. Bu yüzden kural dışı ortaya çıkan Türkiye Cumhuriyetini kırkayaka benzettim. Bunun Osmanlı karanlığına karşı çağın gereksinimi olduğu gerçeği olduğunu bir yana bırakarak objektif durumunu anlatıyoruz.
Anadolu çok sayıda etnisitelere sahiptir. Nüfus yoğunluğu bakımından en az sayıya sahip garibanlara TÜRK imi verildi. Anadolu ve Trakya'nın İstanbul Boğazına yamanmış kısmına yamanan kısmıyla birlikte ise Türkiye ismi verilirken, kırkayak olarak tanımladığım siyasal yapıya Türkiye Cumhuriyet Devleti ismi verildi.

Türk etnisitesi olarak kastettikleri o garibanlar kendilerini farklı isimlerle anıyorlardı. Yörük, tahtacı, Abdallar gibi isimlerle anılan bu topluluklar Türklük kavramına yabancıydılar. Belki Pakistan’ın yapay oluşumuna benzetmek daha gerçekçi olur. Urdu dili de Türkçe dili gibi yapay olduğuna göre devletin şekillenme tarzı da mutlaka benzerlik arzeder.

Cumhuriyet öncesinde Sinsi Arap geleneksel köleci toplum kültür faaliyet sahası olan Anadolu adım adım tanınmaz hale geliyordu. Osmanlıların sürekli aşağıladığı Yörükler, Tahtacılar, Abdallar gibi Orta Asya göçmen toplulukları kapalı yaşama sürüklenmişlerdi. Osmanlılar onları, Osmanlıca deyimle, Etrak-i biidrak (düşüncesiz Türkler) diye aşağılıyorlardı.

Tabi Türk milliyetçi-ırkçılarının, Osmanlı’nın üç hilalini simge olarak kabul edilmesi de ayrı bir idraksizliktir. Karatenizde yaşayan etnisiteler, bunların gazabına uğramış, İslâmlaştırma üzerinden ulusal değerlerinden koparılmaları için önemli projeler hazırlanmış, geçmişleri unutturularak geleceksiz bırakıldılar.

İnsanlara ne olduysa her kes hafıza sorunu yaşadı. Kurdler de bu yozlaştırma icraatından yeteri kadar payını aldı. Kurdler kendilerinden olmayan her kese ‘Türk’ diyorlar! Her kes ağzından çıkan kelimeyi duyuyor mu? Kurd olmayan insanların hepsi nasıl Türk oluyor? Kurdler kendi komşu halkları tanımak zorundadırlar, aksi taktirde Türk ırkçılığını güçlendirecek pozisyonlara düşer!
Kurdler ulusal benliklerinden koparılmak için inanç üzerinden Türk-islam kişiliğine doğru sürüklendi her kes. Selamlaşmalar Arap diline kaymaya başladı. Kaybettiği ulusal değerlerin yerindeki boşluklara kendine ait olmayan yabancı değerler girmeye başladı.

Cumhuriyet dönemi inkara dayalı bir politika ile katliamların yarattığı teslimiyet psikolojisinden yararlanıp, insanlar kendi benliğinden koparılmaya çalışıldı. Kurdler Türk ırkçılığının düşünce iğfaline uğrayarak, "en iyi İslam en iyi Türk’tür" mantığıyla kendi yeni kimliğiyle öğünmeye başlamışlardı.

Kimdir bu Türkler? Nerede yaşıyorlar? Bunun için Anadolu'ya kısa bir tura çıkmak yetiyor. En cahil insan bile etnik özellikleriyle Türkleri fark edebilir. Anadolu’da Türk aramak! Ne tuhaf değil mi? Tabi kendisini bile tanımakta zorlanan toplumlar için her tarafı düz görmek beklenebilir durumdur!

İttihat ve Terakki’nin durumu iyi incelenmelidir. Kırkayak yaratmada ilk paradigmalar bu sinsi yapıya aittir. Görünürde her kes Türklük ülküsünün faaliyeti olarak algılar. Aslında olay o kadar basit nedenlere dayalı değildir. O günden beri politikalar suni operasyonlarla icra ediliyor.

Cumhuriyet tarihinde Selanikli yakışıklı mavi gözlü Avrupalıların siyasal üstünlüğünün altındaki gerçek iyi anlaşılmalıdır. Avrupalılar üretme konusunda dünya piyasalarına hakim oldukları gibi Anadolu’da ‘Kırkayak Türkiye cumhuriyeti’ devletini de ürettiler.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375