Bu konuda bizzat devletin istihbaratına ait itiraflar var. Yine belirli süreçlerde devlet tarafından gönderildiklerini ifade eden ve bizzat kamuoyuna açıklamalarda bulunan elemanlar var. Örneğin Yalçın Küçük, Doğu Perinçek'in bu konudaki beyanları arşivlerde yerli yerinde durmaktadır.

Yalçın Küçük, "Barzani Kürt devleti kurarsa Türkiye'nin bölünme tehlikesi olabileceğini gördüğünü, PKK içindeki çalışmalarım bu yönde olduğunu, nitekim Türkiye'deki Kürtlerin önemli kısmının Misak-ı Milli sınırlarının kabul edildiği Kemalistlik ideolojiyi benimsedikleri, görevini başarıyla icra ettiğini savcıya kendi itiraf etmişti. Devlet sadece Kürd hareketleri içinde değil, cemaatler ve dini gruplar içinde de elemanlarını asla eksik etmez. Türkiye'de sol, sosyalizm, milliyetçi, sağcı, liberal, mezhep endeksli hareketlerde devlet yönetimde elemanlarını bulundurur.

Ve hiç kuskusuz devlete karşı silahlı mücadele veren örgütler içinde durum aynıdır. O yüzden hiç bir yapı için 'pirüpaktır' diyemeyiz.

Özetlersek: Türk Devleti her türden kılığa girer, ancak asla inkarcı katliamcı soykırımcı yasakçı ruhunu kaybetmek istemez. Devlet bedenin şu veya bu siyasete, yada şu veya bu grupta olması önemli değildir. Burada Önemli olan ceberut devletin inisiyatifi tamamen elinde bulundurmasıdır.
"Barış, çözüm ve özerklik" gibi söylemler daha da fazlası Ankara'nın ayak oyunlarıdır. Asıl mesele toplumsal belleğimizin güçsüzlüğünde mi, yoksa yıllardır ve her gün içerisine sürüklenmek durumunda kaldığımız olayların keşmekeşi üzerinde belirleyicilikten yoksun muyuz? Açıkçası bilmiyorum; ancak bildiğimiz ve gördüğümüz bir sey var, o da biz Kürdlerin ne olursa olsun ipin ucunu kaçırmamak tarihi geçmişimizi ve son 40 yılda yasadıklarımızı, dahası bize yaşatılanları anımsamak zorundayız.
Aksi durumda pazardan pazara ucuza satılan birer mal muamelesi görmekten kurtulamayız.

Örneğin fazla değil, bir yıl önce Türk ve Kürd yetkilileri, “Kürt sorunu”nun nihaî çözüme kavuşmak üzere olduğu ve“barış"ın Türkiye diye konulan coğrafyada egemen kılınacağından dem vuruyorlardı.

Gördüğünüz gibi bugün sokaklara çıkıp "barış istiyoruz" diyen sivillere ateş edilip katledildiği gelgite dönüldüğüne tanıklık etmekteyiz.

Ben bakıyorum ve baktığımı görüyorum ve doğru gözlemliyorum.

Ben "ben" diyorum çünkü, gerçekten başkasını tanımıyorum. O nedenle ben sahte değil gerçek bir Kürd gazetecisiyim ve dünyanın her yerinde kaynaklarım var. Size Türk ve Kürd basınında yazılmayan, işlenmeyen gerçek bilgileri sunuyorum. Ha burada dayatma yok! İster inanın, ister inanmayın bu kısmı size kalmış.....

Özerklik ilanları Kürt katliamının gerekçesi olsun diye yapıldı

Şu anda her yerde katliam var.

İlçeler, beldeler ve iller bile yakılıp boşaltılacak gibi görünüyor.

Toprak yiyen tarikata göre bunlar özyönetim, direniş falan filan ama tamamen yalan. Süreç dedikleri aslında soykırım planının son aşamasına girdiler.

Artık sadece köyler değil şehirler boşaltılıyor.

Türk medyası saklıyor. Kürt medyası bile saklıyor.

İşin özeti şu:
İlçe merkezine 15-20 kişi gelmiş; iş makineleriyle hendekler kazmışlar. Bu sırada asker polis ilçeyi terk edip dışarıda beklemiş. Yani ilçeyi kuşatmış. Gelenleri kimse tanımıyor

Sözüm ona bunlar özerklik ilan etmişler!

Tam tiyatro......

Halk evlerinde korku ile beklemiş günlerce sokağa bir kişi bile çıkmamış.

Yani anlayacağın danışıklı dövüş!

3-5 kişinin öldürülmesi de işin inandırıcılığını sağlamak için seçilmiş saflar.

Düşünsenize yiyecek yok

su yok

elektrik yok

silah yok

ama devlete isyan ediliyormuş gibi bir görüntü veriliyor.

Oyun büyük ve çok çirkef....
Ortaya bir başkanlık tartışması atmışlar,

sırf gündem olsun diye

yani başkanlık olsa n'olur olmasa nolur?

Çiğköfteye acı atsan n'olur atmasan n'olur,

o kadar saçma sapan yani.

Ama meclisteki 4 parti de bu konuda uzlaşmış oyun oynuyorlar.

Yeniden seçim meçim meselesi de tamamen danışıklı dövüş. Tüm ülke ve dünya kamuoyunu etkileme çabasından başka bir şey değil.

HDP ve misyonerler ne diyor ?
Diyorlar ki, başkanlık olursa rejim değişir. Aptal oğlu aptallar da bunu yiyor. Ulan Türkiye başkanlık sistemiyle kuruldu zaten. M. Kemal, İ. İnönü, C.. Bayar zaten başkan değil miydi?
Türk-Kürd, tüm medya bu konuları işliyor. Misyonerler de hala "seni başkan yaptırmayacağız" diyorlar. Asıl plan sahte bir isyan yaratıp Kürtleri temizlemek. Ama bu defa çok feci olacak. Kürtler hiçbir şehir ve ilçede çoğunluk olamayacak şekilde darmadağın edilecek.

Tıpkı Batı Sahra gibi olacak.

Ne olmuştu Batı Sahrada?

Berberiler katliamlardan geçirildiler. Yüz binlercesi Fas ve Avrupa'ya sürüldüler. Fas devleti Batı Sahra'ya Berberi nüfusunun iki katı Arap yerleştirdi. tüm olanlardan sonra Batı Sahra'ya özerklik verdi. Yani ikinci Fas devleti (özerk) kurulmuş oldu.
Benzer plan Kürtler için yapılacaktır. İşte çözüm süreci/barış süreci dedikleri bu. Bir de utanmadan süreç sonlandı diyorlar! Hayır sonlanmadı. Üçüncü aşamaya girildi. Yani yaşananlar sürecin parçasıdır. Bu süreçtir.

Özerklik gerekiyorsa, onu da TC bahşeder!

Türk devletinin eski Ankara Valilerinden Nevzat Tandoğan'ın yakasından tutup komünist bir gence hışımla söylediklerini hatırlayalım. Ne demişti Tandoğan? “Ulan, size ne oluyor? Bu ülkeye komünizm gerekiyorsa, onu da biz getiririz.” demi,şti. Evet, gerçekten bu ceberut devlet gücünü komünizmle sağlayacağına inansa hiç tereddüt etmeksizin komünist olur, varlar mı? Ancak devletten bağımsız komünistler varlarsa bir de bakarlar ki kendileri devletin komünistliğine göre sınıfta kalmışlardır. anlatmaya çalıştığımız şudur:
Gerekirse bu ceberut devlet, sıkıştığında İçi boşaltılmış Kürdlükle, “ Kürdlere özerklikliği" kendi ilan eder yada ettirir. TC devleti "Kürdistanı işgal yemini" anlmına gelen Misak-i Miili denen Türk yeminini Newroz bildirisi olarak Kürdlerin ağzından okunmadı mı?
Medeni Duran-21.08.2015-Frankfurt
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
dersımlı 7 yıl önce

apo devlet planlama teşkilatı adamı dolayisiıyla..hiç bir farkı yok yalçın k.ve perinçekten..sorunsal bu damardan patlatılmadığı müdetçe derin ilişkiler ortaya çıkmaz...

Avatar
Gerdun 7 yıl önce

aynı yazıyı binlerce defa yazmaktan bıkmayıp ama hiçbir sonuç elde edemeyenler ikinci çekiç güç harekatının çöpçüsü olmak için bile yanıp tutuşuyor.

Avatar
mehmet 7 yıl önce

i̇çi̇mdeki̇lere derman olmuşsun zaten ortkalaşa pkk i̇le devlet ortaklaşa kurtleri̇ batiya gondermedi̇lermi̇

banner376

banner375