Kürdistan Hayal Değil Realitedir

En son söyleyeceğimiz sözü ilk başta söyleyelim : Kerkük düştü diye kıçına kına yakanların sevinci kursaklarında kalacak.Özelikle de Kürdistan düşmanı Türk medyası ve TC devletinin.  

Çünkü,  Kerkük'ü hiç bir güç çarpışarak düşürmedi.  Kaldı ki, Kerkük Kürdistan'ın kalbi olmasına rağmen Kürdler de Kerkük'ü çarpışarak almadı.  
 
Kerkük, şimdilik küresel aklın Ortadoğu'yu şekillendirme projesinin, yeniden biçim vereceği güç ve devletlere atmış olduğu bir yem, bir tuzak!
 
Kürdler, ilk günden bu planın bir ayağını oluşturdukları için Kerkük'te gelişen her hamleden haberdar. Daha önce IŞİD'in  küresel aklın Ortadoğu'daki cerrahi olduğunu uzun uzun yazmıştık.  Hatırlayalım, bir gece ansızın IŞİD Kerkük'e nasıl girmişti ? Irak merkezi devletinin ordusuna saldırarak Kerkük'ü çok kısa bir sürede almış, Irak ordusunun askerleri de Kerkük'ten don paça kaçıp canlarını Işid'in isteği üzerine kurtarmıştı.  bu kaçışın görüntüleri arşivlerde var. Merak eden açar bakar.  

Hemen bir kaç gün sonra ne olmuştu ?

ABD'nin hava desteği ve Kürdlerin de tek mermi sıkmadan sözde çarpışmaları sonrasında  Işid Musul  ve Kerkük'ü Kürdlere öylece bırakmıştı.

Şunu da Hatırlatmakta fayda var; Kerkük Kürdlerin elindeyken, yani bu gün "asarız, keseriz" diyenler Kerkük'ü işgal eden Işid'e karşı bir tavrı  ortaya koymamıştı.
 
Şimdi gelelim bu güne. Kürdistan düşmanı Türk  medyası, çığlık çığlığa Manşetlerde Kerkük'le ilgili bayram havası estiriyor, neymiş:
- Barzani'nin Peşmergeleri kaçtı!
- Barzani çapulcusu yok ortalıkta!
- Vanayı kapatmamıza gerek kakmadı, Petrol Bağdat'ın!
- Kürdlerin Kerkük'ten büyük kaçışı!
 
Bayram havasında bir sevinç bir sevinç sormayın gitsin!  
 
Oysa bırakalım konunun uzmanları, analistleri sözde deneyimli gazeteci köşe yazarlarını, Kürdlerin Kerkük'e nasıl girip bayrak astığı süreci azıcık araştıran sıradan kafası basan biri bile, bu medyanın attığı haber başlıkları ve bayram havasına kıçı ile güler.  
 
İnsan bir haber bir analiz bir makale yazdığında düşünmez, hiç araştırmaz mı ? Bunlarda bu bile Yok. Çünkü, iktidarlara analist, uzman gazeteci maskesi ile soytarılık yapmak tam olarak böyle bir şey....

Normal işini gerçekten yapmaya çalışan uzmanlar, gazeteciler bir konu hakkında ahkam kesmeden, önce yani onların değişiyle analiz etmeden önce  kendi kendilerine bir soru sorma zahmetine katlanır.
Bu konuda ahkam kesenler hiç bir şey sormasalar dahi kendilerine şu soruyu sorsalar bu abartılı haberlere bu abartılı başlıkları atıp manşet yapmazlardı.  İnsan soytarı olunca sahibini eğlendirmeye odaklanır. Bunların yaptığı da bu.  
 
Öyle ya Kerkük düştü mü? Düşürüldü mü ?

Çünkü,
Kerkük'e Irak değil, İran  gelmiş. bunun anlamı ne? Bunun anlamı şu: Küresel aklın Kerkük tuzağına düşmesi gerekenler düşmüştür.
 
Başta da İran ve onun yerli Kürd işbirlikçileri.  Küresel aklın Kerkük tuzağından  Barzani Haberdardı. Bu planından Barzani de Kürtlere de kazanarak çıkmıştır.  
 
Nasıl mı?
Barzani zaten daha önce plandan haberdar edildiği için Kerkük'e saldıran güce karşı direniş sergilemedi.  bununla İran'la anlaşan Kürd hainlerini de  deşifre etmiş oldu.  
 
Bağdat yönetimi, büyük ölçüde Tahran'ın kontrolünde olduğuna göre, Devrim Muhafızları, Haşdi Şabi Şii silahlı güçleri olarak Kerkük'te.  Yani İran Kerkük'te! Burada asıl soru şu: Yıllardır Tahran'ı düşürmeye çalışan küresel aklın başını çektiği ABD ve İsrail terör devleti İran'ın Kerkük'e taşınıp oradan tüm Ortadoğu'yu etkileyebilecek bir güç haline gelmesine seyirci kalır mı?

Bunun için deneyimli gazeteci, uzman analist olmaya gerek Yok! Kesinlikle hayır. İran Güney Kürdistan'ın genellikle Barzani'nin Erbil'ine değil, rahmetli Talabani'nin ağırlığındaki Süleymaniye'sine yakındı.  Bu planla Peşmerge içindeki İran'ın gücü de tasfiye edilmiş oldu. Aynı zamanda, bölgeyle ilgili tüm güçler gibi Tahran da PKK kartını hiç elinden bırakmaz. Bu kartı da artık darbe yedi.  PKK'nin İran'la olan flört durumu da deşifre olmuş oldu.  
 
Şabi'nin batı Kürdistan'ı Rojava'da PYD-YPG'de ile çatışması  Kerkük'te ise PKK ile kolkola olmalarının nedeni İran'ın talebiyle değilse anlamı nedir? Yine Bu toz dumanlı havada PKK'nin  PJAK'ı neden İran'da uslu duruyor? Bu gerçekten Türk medyasında vitrinlere çıkarılan analist, baş jurnalistlerin  dikkatini çekmiyor mu?

Türkiye'nin Kerkük Sevincine  gelirsek, Suriye'de, Irak'ta Kürtlerin ezilmesi, Türkiye Kürtlerini derinden yaralamaz mı? 30 milyon kuzey kürdü Türkiye'nin bu düşmanca sevinç çığlıklarına seyirci mi kalacak? Hayır.  en ufak bir kaotik ortamda bu Kürdler Türk devletinin karşısında duracak.  Çünkü, Kürdler acı çekerken Türk devleti medyasıyla sevinç çığlıkları atıyor. Kürdler bunu unutur mu hiç? Tabi ki hayır!
 
Gelelim "Barzani ve Kürdistan'ı yalnız kaldı" zırvasına.
ve "artık bağımsızlık hayal oldu, onları açlıktan öldüreceğiz" gibi düşmanca yaklaşımların temelsiz dayanaklarına.    
 
Evet, Kürd ve Kürdistan'a olan düşmanlıklarını biliyoruz. Ellerinden gelse hiç düşünmeden 50 milyon Kürdü bir kaşık suda boğarlar.  Bu çok açık.  Ancak bu o kadar kolay değil artık.  Onlar sanıyor ki, 20 yıldır küresel akılla yürüyen  Mesut Barzani yalnız kalacak, tecrit olacak. Bu sadece Türkün hayalidir.
 
Çünkü, İran, Kerkük'le birlikte kendi nüfuz alanını Irak ve Suriye'de geliştirirken, bölgenin Sünni güçleri başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkeleri, Mısır ve  Ortadoğu'nun oyun kurucusu İsrail buna asla kayıtsız  kalmayacaklar.  kalmadıkları da zaten biliniyor. Hatırlayın, Türk medyası "referandumu yapamazlar iptal edecekler" diye manşetler atarken, İsrail Devleti Dış İşleri Başkanının bağımsızlık referandumu ve Kürtlerin devletini destekleme açıklamasına, bizzat başbakan Netanyahu’nun açıklamaları eklendi.
 
Türkiye, ırak, İran ve can çekişen Suriye gibi işgalci devletlerin Bağımsızlık Referandum karşıtlığı  İsrail yetkililerinin açıklamalarından dolayı, gölgede kaldı.
 
Başkan Netanyahu'nun Kürtlerin bağımsız devlet olmasını
desteklemesi, buna bağlı olarak referanduma destek çıkması, bağımsızlık referandum karşıtlarını çökertmişti.  
Kara propagandalarla karanlık merkezlerden şöyle bir tez ortaya atılıyor; neymiş "ABD Kürdleri sattı." Bu Kürdistan'ı işgal eden güçlerin hayali ama böyle bir şey yok. Altını doldurarak defalarca bunu uzun uzun yazdım. ABD Teksas'ı Washington'u satar, Kürdleri/Kürdistan'ı satmaz, satamaz.  
 
İsrail, ABD’nin Orta Doğu’daki aklı ise, ki öyle; o zaman ABD’nin tutumu İsrail’in açıklamalarıyla birlikte okunmadan yapılan analiz ve belirlemelerin sahada bir kıymeti Harbiye'si var mı? Bizce yoktur.  
 
Sadece bu da değil. O süreçte Batı dünyasından bir çok yetkilinin ve bir çok İsrailli yetkilinin yanı sıra, Yahudi bir çok aydın bilim adamı Ve entelektüel şahsiyette Kürdlerle dayanışma içinde olduklarını açıkça ifade ettirmişti.  
 
Örneğin A. Bolstein, İsrael Hayom gazetesinde yazdığı makale de " Eğer Kurd’ler Bağımsız Kurdistan devletini ilan ederlerse, İsrail bayrağını Kurdistan’ da göndere çekmeli ve ilişkiler tekrar canlandırılmalıdır’’ dedi.
 
Ariel Bolstein; İsrail Tarih, kültür ve edebiyatının, Kurd Tarih, Kültür ve edebiyatı ile ilişkili olduğu, Kurd ve İsrail ilişkilerinin ortak çıkarlar doğrultusunda temel alınması gerektiğini belirtip İsrail yetkililerine seslenerek "Kurd ulusal hareketine yardım edin çünkü Kurdler de Yahudiler gibi bölge iktidarları tarafından yok edilmek tehdidi ile yüzyüze gelmişlerdir" şeklinde görüş bildirdi.
 
Bu güne gelirsek " yalnız kaldı, bitti, tükendi" dedikleri Barzani ve Kürtlere destek kapısı aralanmaya başladı bile...
 
İsrail Almanya , Farsa ve Rusya nezdinde diplomatik ataklara başladı. Dünya kamuoyuna bizzat Başkan Netanyahu tarafında Kürdlerin yalnız bırakılmaması gerektiği çağrısında bulundu. Mossad başkanı da : "öncelikli amaçlarının Kürdistan üzerindeki saldırıları bertaraf etmek" olduğun bir açıklama ile açıkça ifade etti.  ABD Ve Pentagon'un da Kürdleri yalnız bırakılmayacağını belirten benzer açıklamaları oldu.  
 
Yani demem o ki, Kerkük düştü diye yaptığınız bayram ve attığınız sevinç çığlıkları boğazınızda kalacak bunu da not alın :

Türkiye Kürtlerle düşmanlaşırken, bugün bağımsızlık referandumu dolayısıyla Türkiye'nin yanındaymış gibi görünen  güçler, yani İran'ı, Irak'ı ya da Suriye'si yarın Kürtleri yalnız bırakmayacaklardır. Çünkü ABD Ve İsrail'in desteği ile kurulacak 50 milyonluk Kürdistan bölgenin en güçlü devleti olacağı hayal değil.  Yalnız kalacak olan yine Türkiye'dir.  Bu da rüya falan değil.  
 
Geldiğimiz noktada Kerkük'ünde  içinde olduğu bağımsız Kürdistan'ın doğuşunu hiç bir güç engelleyemez.  Kendini Kürd değerleriyle yeniden var edecek Özgür Kürdistan'ın bugünkü kürtlerle %1 bile benzerliği olmayacak. Daha kurulmadan tüm hainler USA ve İsrail tarafından deşifre ediliyorlar. Bu hainler için ferman çoktan yazıldı. Kürdistan'daki günleri sayılı artık.
 
Ne kadar işgalcilerle angaje olmuş Kürd  varsa hepsi temizlenecek. Kalan onurlu Kürdler, İsrail'in desteği ve rehberliğiyle öyle bir ülke inşa edecekler ki, kısa zamanda dünyanın sayılı güçlü ekonomilere sahip ülkeler arasına yer alacaktır.
Çelik gibi iradesi olan bir devlet mekanizması olacaktır.
 
Kürdistan'ın ve Büyük İsrail'in kurulması dünyada yeni bir çağın da başlamasına vesile olacaktır.
 
Rab, Yaruşalim'i, Amed'i, Washington'u korusun!

Medeni Duran

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375