Laikliği savunanların büyük bir bölümünün laiklikten ve anayasadan bihaber olmaları tesadüf olamaz. Laikliği biliyorsanız ve bunun bir nizam, bir intizam, bir ideoloji, bir sistem, ne bileyim iyi bir şey olduğuna inanıyorsanız elbette savunmanız normal ama bilmediğiniz bir şeyi nasıl savunuyorsunuz, doğrusu anlamıyorum, anlayamıyorum.
Laiklik karşıtı birisi olmadığımı baştan söyleyeyim ama bu, laiklikten yana olduğumu, "laikçi" sayılacağımı veya laik olduğum manasına gelmez.
Türkiye'de cumhuriyet dönemi boyunca laiklik, sadece Müslümanlara hayatı zehir etmek için yasada yer aldı.
Düşünün ki "Allah" diyen birisini, "Devletin temel nizamlarını din kurallarına uydurma.." diye başlayan alakasız ve vicdansız cümlelerle insanlar mağdur edildi, cezaevlerine tıkıldı, işkencelere uğradı ve hatta sürgün bile edildi.
Laikliği tarif ederken kullandıkları "din", sadece İslam dinini kapsıyor gibi bir uygulama vardı. Diğer dinlerin hepsinde eğitim, kıyafet ve söylem olarak devletin temel nizamına zarar vermezken, söz konusu İslam dini olduğunda köküne dinamit koyuyormuş gibi algıladılar.
Ezan, minare, cami, Allah, Kur'an veya başka dini değer, kavram ve ibadetler, laikliğe aykırı diye değiştirildi, yozlaştırıldı, amacından uzaklaştırıldı ve illa da yasaklandı.
Anayasada yer alan laiklik, bazen "Din ile devlet işlerini bir birinden ayırmak" olarak yorumlandı, bazen "devletin her dine eşit" yaklaşımı olarak alındı. Birincisi zulüm olarak uygulandı, ikincisi ise İslam dini hariç tutularak uygulandı.
Laikliği bir medeniyet ölçüsü sayanlar, dünyada sadece iki ülkenin anayasasında yer aldığını da hiç görmedi. Fransa ve İrlanda'dan sonra laikliği anayasaya koyan üçüncü ülkeydik ama medeniyetin ölçüsünün bu olduğuna da inanıyorduk.
Üstelik laikliğin hiçbir zaman ve hiç bir yerde "tek tarifi" yapılmadı. Herkes kendine göre yonttu, kendine doğru çekti ve işine geldiği gibi kullandı.
Demokratik zamanlarda laiklik farklı anlaşılıp uygulanırken, darbe dönemlerinde farklı algılandı. Ama her seferinde de sadece İslam'a dur demek, Müslümanlara hayatı zehir etmek için kullanıldı, Demokles'in kılcı gibi başımızın üzerinde sallandı durdu.
Yeni Anayasa çalışmaları yeniden gündeme geldiğinde, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın, altına imza atacağım bir konuşması gündeme bomba gibi düştü. Aslında konuşması değil, sadece bir tek cümlesiydi bomba gibi düşen.
Oysa konuşmanın tamamını okuma şansı olsa, "ne kadar demokratik ve ne kadar özgürlükçü bir anayasa isteniyor" denirdi ama sadece "Yeni Anayasada laiklik olmamalı" kısmı, düşünme yetisi pek olmayan, neyi savunduğunu bilmeyen ve laikliğin ne anlama geldiğinden habersiz olan yığınları çılgına çevirdi.
İnsanlar laik olmazdı, sistemler laik olurdu ama bizdeki laiklik savunucuları kendilerini laik görmeye layık buluyorlardı.
Oysa TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın sözleri, onların  istediğinden daha özgürlükçü, daha demokrat ve daha kapsayıcı, kuşatıcıydı.
Kahraman, yeni anayasanın "Önce insan" demesi gerektiğini söylüyordu mesela...
Devlet, vatandaşın hizmetinde olmalı diyordu.
Anayasadaki garipliklere de değiniyordu. Anayasanın başlangıç kısmında 34 tane 've', 22 tane 'virgül', 7 tane 'noktalı virgül, 7 'paragraf' ve bir 'nokta' olduğunu ve tam iki sayfa sürdüğünü söylüyor.
Lisanının güzel olmadığından da bahsediyordu.
Ve bir çarpıklığı ortaya koyuyor "Birinci kısmında hüviyeti verir, maddenin hemen ikinci kısmında, ancak, şu kadar ki, fakat ki der hüviyeti geri alır."
Bugüne kadar "sivil" bir anayasa görmediğimizde ancak değişiklikleriyle avunur olduk ve asla dokunulamaz bölümlerine dokunma cesareti de doğal olarak gösterilmedi. Ancak sürekli değişen anayasanın tam yüzde 63,6'sı değişmiş. Yani yamalı bohçadır şu an savunduğumuz, uyduğumuz anayasa...
Laiklerin bilmediği bir gerçeği de yine Kahraman anlatıyor; "Anayasalar inanca göre tasnif edildiğinde bu 1982 Anayasası da 1961 Anayasası da dindar anayasalardandır." diyor ve nedenini de Diyanet İşleri Başkanlığının idare içerisinde olduğunu, resmi tatillerde Ramazan ve Kurban Bayramı bulunduğunu söylüyor ve din dersinin zorunlu olduğunu da hatırlatıyor.
Yani hem laiklik var diyeceksin hem de inanca dayalı bir anayasa yapacaksın, tam darbecilere göre tam kendini laik sananlara göre bir ikilem...
Laiklik her iki tarifteki gibi uygulansaydı veya Fransa'daki, İrlanda'daki gibi de olsaydı, itiraz edecek pek kimse olmayacaktı.
Ancak, laiklik, sürekli bir baskı aracı olarak kullanıldı ve dileyen, dilediği gibi anladı, ona göre de uyguladı.
Laikliğin bir din olmadığı bilindiği halde dinmiş gibi alan, anlayan ve uygulayanlar da oldu.
İdarecilerin ve hukukçuların keyfi tutumuna bırakılan, onların algısına ve dünya görüşüne göre yorumlamalarına açık bırakıldı. Ve bir mahkemede zulüm, bir mahkemede kurtuluş oldu.
Oysa devletler, gerçekten laik olmalı. Bu laiklik, bütün dinlere karşı tarafsız olmak olmalı. Kim hangi dine inanırsa o dini özgürce yaşamalı mesela. Devlet, şu dine inanacaksın, bu dine inanmayacaksın diye emretmemeli, tasnif dahi etmemelidir. İnanan-inanmayan devletin konusu değil, insanların kendi tercihidir.
Ama ne yazık ki, bugüne kadar laikliği sadece Müslümanlara karşı baskı aracı olarak kullananlar, TBMM Başkanının "özgürlükçü anayasa" talebinde söylediği sözün sadece bir bölümünü alarak, yine Müslümanlara saldırılıyor.
Kahraman, laikliği bilmeyen ama laikliği savunan kesime bir kez daha İslam'a ve Müslümanlara saldırma fırsatı verdi.
Yeni Anayasa olacaksa, insanı öne almalı, inançlar arasında ayrım yapmamalı ve herkese eşit durmalı.
Laiklik de aslında böyle bir şey değil mi?
 
Tweetimden seçmeler
Bilmediği şeyi savunanla, bilmediğine karşı çıkanların üç ortak noktası olur; 1) Fikrini savunamaz, 2) Saldırgan olur ve 3) Edepsizleşir.
www.naifkarabatak.net
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375