....Her nekadar ilk bakışta tüyler ürpertici ,vahşet dolu bir olay olsada Özgecan'ın katili Suphi nin herkes tarafından en kolay olan "asılsın,kesilsin,öldürülsün"edasıyla saldırması bu insanın bu suçu işlemesinin altında yatan sebeplere hiç kimsenin bakmaması ,araştırmaması önyargıcılığın ,cehaletin ve popülizmin elim sonuçlar yarattığının göstergesidir. ...Vurun abalıya türü bir yaklaşım en kolayıydı.Kimse bu gencin geçmiş hayatında neler yaşadığını bukadar canice bir cinayet işleyebilmesinin altında yatan esas sebepleri sorgulamadı.Bu durumun bilimsel olarak incelenmesi gerektiğini kimse dile getirmedi,bu çocuğun psikolojik ve fiziksel travmvalarını kimse araştırmaya gerek duymadı.Suphi'yi bu duruma getiren toplumun katmanları sorgulanmadı MAHKUM EDİLDİĞİ CEZAEVİNDE BİLE KORUNMADI,cenazesi günlerce gömülemedi.

Özgecan'ın katili Suphi Altındöken'in annesi Naciye Tan, yaşadıklarını şöyle anlatıyor. "Bizi öldüresiye döverdi. Geceleri siren sesiyle ya da üzerimize su dökerek uyandırırdı" .kız kardeşide "Neremize geldiği fark etmeden vurup karşımıza geçip 'oh rahatladım' derdi" dedi.Annesi,Benim de hatalarım olmuştur. Çocuklarımın yanında kavga etmeseydim belki bu hale gelmezdi. Bir ömür verip yetiştiriyorsunuz, elinizde kocaman bir sıfır kalıyor.Ortaokula kadar ona 'süt çocuğu' derlerdi. Boyu kısaydı. Bunu kompleks yapardı. Problemleri vardı.7 yaşında feci bir motor kazası geçirdi. Kafası ağır hasar aldı. Günlerce hayat ünitesinde kaldı. Kafatasındaki bir kemiğini çıkarıp platin taktılar. İki kez ağzından ameliyat geçirdi. İkinci ameliyat olduğunda doktoruyla anlaştım, "Suphi'ye psikolojik tedavi görmesi gerektiğini söyleyin" dedi. Kazadan sonra davranışları değişmişti. Agresifleşti. Normal bir hareketi yoktu. Akşamları kızıma ve bana su sıkıyordu. Gece üstümüze ışıldak tutuyordu. Şiddet uygulayıp "Oh be" diyordu. Bir gün sırf sigarası yok diye darbe aldım. Savcılığa bile gittim. Bize şiddet uyguladığını söyledim. "Yapabileceğimiz bir şey yok. Polis zoruyla beyaz önlük giydirip götürmeniz gerekiyor" dedi. Onu yapamadım. Keşke yapsaydım.

Özgecan'ın katili bu suçu işlediğinde onun fiziki ve psikolojik durumu günlerce hatta aylarca araştırılsaydı , belkide insanlığa bilimsel bir ışık bile tutabilir ilerde buna benzer vakaların yeniden yaşanmasının önüne geçilirdi. Ben Özgecan'ın masumiyeti kadar Suphi ninde masumiyetine enaz onun kadar cehalete kurban gittiğine inanıyorum.Bizler ilk gördüğümüz fotoğrafa blok olarak inandığımızda hemen kararlar alarak kolaycılığa kaçtığımızda okadar çok şeyi ıskalıyoruzki,birgün bu ıskladıklarımızla yüzleşmek zorunda kalıyor ve keşke demeye başlıyoruz. Keşke,Suphi yargısız infaz ile cezaevinde öldürülecek kadar yalnız bırakılmasaydı,beyninde geçirdiği hastalıktan aldığı travmvalar sorgulansaydı.ve en kötüsüde onun öldürülüp,cenazesine sahip çıkılmamasından kahramanlık çıkartanlarda ellerini vicdanına koyabilseydi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mesut bilgin 6 yıl önce

Aslında Ölüm hem onun için hemde toplum vicdanı için iyi oldu.
Zaten onun ceza evinden sağ çıkma ihtimali sıfır denecek kadar azdı.Toplumda da kanayan yaraya tampon yapıldı aslında.
Olaya bu yönü ile baktığın mantıklı bir yaklaşım .Ama Allah korusun ateş düştüğü yeri yakıyor.

banner376

banner375