Bir süredir unutmuştuk, yeniden hatırlatmakta gecikmediler. Sadece siyasi rakipler değil, ülkeler de bir birini belgeyle dövmeye başladı. Yayınlanan belgelerden sonra ringden yenik çıkmış boksör gibi yüzü gözü şiş kimseyi görmedik ama belgeyle dövme, doğrusu az zarar da vermiyor.
Belgeler çok kısma ayrılır. Şimdi size bütün maddelerini ve alt kategorilerini sıralamaya kalkıp, kafanızı şişirmenin âlemi yok.
Yani anlayacağınız belge yayınlamanın, tahrif etmenin, orijinale erişmenin ve bunu yaymanın hem çok çeşidi var hem de çok çeşit yolu…
Wikileaks belgeleri eskidi, çöpe attık onları.
Çok güvenilen belgelerdi elbet wikileaks belgeleri…
Ama ne hükümetler yıkıldı ne de devletler yerinden oynadı.
Kellesinin alınmasına karar verilenlerden “gariban” bulunanların ayağının altına sabun konuldu o kadar.
Pelikan Dosyası, hükümetten etti.
Ama Panama Belgelerinden bir şey beklemeyin, tıpkı wikileaks gibi çok şey beklemiyorum.
Uluslararası boyutu olan bu belgelerde yer alan isimler, offshore denilen şirketler aracılığıyla vergiden kaçıyor.
Bu şirketler, her ülkedeki devasa şirketler…
Çoğunun itibarı var, çoğunun siyasi itibarsızlığı…
Her ülkede hükümete yakın olan da var muhalif duran da.
Ülkeden kaçırılan paralar öyle az buz değil, bizim hayal gücümüzün ötesinde şeyler.
Biz hayal edemiyoruz, elin adamı “artık” olarak kullanıyor, bol sıfırlı meblağları…
Panama Belgelerinde Türkiye’den 101 şirket de var.
Doğan Holding, Zorlu Holding, Çalık Holding.. gibi hepimizin bildikleri var.
Ama her yayınlayan yayın organı “kendisine yakın” olanı değil, “karşı olanı” öne çıkarmakta çok mahir.
Zira listede hükümete yakın olan şirketler de var, karşı olan şirketler de.
Hal böyle olunca medya organı hükümete yakınsa, yayınlanan şirketler, hükümete karşı olanlar oluyor.
Listeyi yayınlayan hükümete karşıysa “yandaş” gördükleri şirketleri deşifre ediyor, büyük puntolarla…
Sanırım kaset savaşları geride kaldı.
Görüntüsü bozuk, sesi olmayan veya cızırtılı bulunan “belge”yle rakiplerini alaşağı etmek çok da ahlaki bulunmuyordu. Gerçi halen ahlaki bulunmayan yolla koltuğu kapanın ahlak nutuklarını dinlemeye devam ediyoruz ya, o kadar da olur.
Ama belgeler daha kolay, kaset işi teknik bir iş ve çok kapsamlı donanım gerektiriyor.
Belge, aşağıdan yukarıya doğru herkesi vurabilir.
Siyasi rakiplerinizi bu yolla yenebilirsiniz.
Hatta aynı partiden olsanız da, elde ettiğiniz veya tahrif ettiğiniz belgelerin sosyal medyaya sızdırılmasından sonra kartvizitinizi değişmeniz gerekir.
Bu, bir siyasi partinin ilçe başkanı da olur, il başkanı da…
Bir milletvekili için de belge düzenleyebilirsiniz, bakanlar için de…
Daha sıkı belgeler hükümet için olandır.
Velhasıl, siz hayal edin, belgeler de ona göre tanzim edilir.
Belge yoluyla rakiplerini alaşağı etmek veya ileride rakip olacaklara haddini bildirmek, ülkemizde yaygın olarak yapılıyor.
Ne yazık ki, hiç de ahlaki olmayan bu yol, tek çıkar yol gibi görülüyor.
Yolsuzluk, usulsüzlük elbette sorgulanır, sorgulanmalı ama bunu bir güç savaşına dönüştürmek, bir sidik yarışı gibi görmek çok da ahlaki değil.
Özellikle tahrif edilmiş belgeler ve sadece karşı olduklarını öne çıkaran belgeler çok daha ahlaksızca.
Kendinden olanın hatasını gizleyen, karşı olduklarının hatalarını şişirenler, en az o suçu işleyen kadar ahlaki yönü çökmüş demektir.
Rakiplerini belgeyle dövenleri de, gün gelir belgeyle döverler.
Onu bunu dinleyen, attığı her adımı kaydeden, ilişkilerini mercek altına alanlar, kendi hayatlarını bir yana bırakıp, röntgenciliğe soyunanlardan bir farkı yok.
Herkes işi gücü bırakmış, bir diğerini dikizliyor.
Sadece siyasi rakiplerini değil, aynı siyasi partide yol yürüdüğü arkadaşlarına da bunu yapana rastlıyoruz.
Ahlaksızca bir yol izleyenlerden ahlaklı bir tavır bekler duruma düştük.
Herkes bir diğerinin dosyasını tutuyor, herkesin “çok gizli” denilen klasörlerde yaptıkları var ve herkes günü geldiğinde meydana süreceği belge biriktiriyor.
Oysa ahlaklı olan şey, suçun oluştuğu an belgeyi ortaya dökmektir; size yarayacağı zamanı kollamak, aynı zamanda suçu örtbas etmektir.
Kime anlatıyoruz ki, dava arkadaşını dikizleyenlere mi, aynı dünya görüşünü paylaşanlara mı, din kardeşlerine mi, sahi kime…

Tweetimden Seçmeler
Her şeyi, herkesi eleştirmeyi biliyoruz, kendimiz hariç...
www.naifkarabatak.net
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375