Kani Yado

Nereden çıktı bu Kürdseverlik ve siyasal işgüzarlık? Demokrasinin D harfine bile yakın olmayanların palavra meydanlarına savurdukları demokrasi sloganları havada uçuşuyor!
Birden bire bir Kürtseverlik gelişti! Artık çarşıya çıkmaktan korkluyoruz. Türkler bizi yakalayıp öpebilirler! Siyasetin, futbol seyirciliğinden ve takım fanatikliğinin yerini almasından sonra siyaset toplumun imanlı ve dumanlı alanlarına girdi.
Kapitalist sistemde üretim, arz ve talep durumuna göre piyasa ve ürün fiyatı ortaya çıkar. Meşruiyet ve gayri meşruluk yasalarla düzenlenirken çağa uygun ilkeler göz önünde tutulur.
Siyasiler siyaset için çalışır didinirler. Biz ise siyasileri yazarız/çizeriz. Özgür ortamı yakaladığımızda tüm siyasileri ve onların liderlerini mutlaka severiz, öperiz veya karikatörüze ederiz.
Siyasetin palavra meydanını resmederken sanatın cazibesiyle eşeğe ters binen Nasreddin Hoca gibilerini de affetmeyiz.
Siyasetin palavra meydanında öyle yalanlar sıkılıyor ki, sanki her şey tamam da sadece demokrasi eksikmiş!
Maskeler düştüğünde, kafesteki keklikler öttüğünde ve ötüşlerin kürdili değil de, tırkofon makamında seslendirildiği Kürdler tarafından anlaşılırsa ne olur?
Palavracılar bunu kulaklarına küpe yapsın!
hesap vereceksiniz hesap!
Nedir palavra meydanını boş bulmuş bol bol sıkıyorsunuz, bol keseden atıyorsunuz!
Her şey tamam da demokrasi mi eksik?
Demokrasi toplumu güzelleştirmez, güzel toplum demokratikleşir. Neden tersinden anlıyorsunuz?
Elleri ayakları kirli derin siyasilerin ‘demokrasi melekleri maskesi’ düştüğünde demokrasi teorisyenliği rollerinin derin görüntüsünde kirlilikler kesinlikle doğru bakan gözlerden kaçmaz.
Bu iddiamız hem Türk siyaseti ve hem de Kürd siyaseti için doğru değilse, doğrusu nedir bize anlatın anlıyak!
MİT görüşmeleriyle MİT’in dayattığı ‘Barış ve Çözüm Balonu’ siyasal ortama hakim olan AK PARTİ iktidarının açtığı sivil siyaset pazarında siyasi palavraların hergele meydanı yine gündeme geldi.
Güzel insan Delil Doğan ‘palavra meydanı” konusunu çok güzel anlatırdı.
Şimdi yaşadığımız atmalar ve aldatmalar furyası ve palavracıların kuşatması altında biz güzel insan Delil Doğan’ı daha iyi anlıyoruz.
Sahiden ne oldu da Kürdsever Türkler çoğaldı?
Üzerimize üzerimize bizi öpmeye geliyorlar!
Gerçekten atmalar/tutmalar Hakan Fidan’ın yahut falan fiştanın başının altından çıkmıyorsa, bizi kandırıp demokratik cumhuriyet palavrasıyla aldatmıyorlarsa bu Türkler Kürdseverlik rüzgarına kapılıp bizi öperken hepsi Kürdleşecekler değil mi!
TC, Kürdleri aldatmak için kendi devlet siyasetini üretme çiftliklerinde yetiştirdiği ne kadar keskin ihtiras sahibi misyoner palavracı patavat siyasi mal varsa devreye koydu.
Kürdistan’ın görkemli dağlarının özgürlük havasını soluyan mücadelemizin gerçek ögeleri Ankara palavra meydanlarının tuzaklarına inanacaklar mı sanıyorsunuz?
Biz “Ya Rabbim atanlara-tutanlara ve palavracılara yardım et” demiyoruz.
Ahmet Kaya’nın linç edilmesinde ve Kürdlerin milli değerlerine karşı çok gaddarca reflekslere sahip olanların aniden Kürdsever olması sizi düşündürmüyor mu?
Konuyu anlatma görevi bizim için bir borç ifası ve vicdanın bize yüklediği sorumluluklar çerçevesinde yazmamız elzemdir.
Palavranın siyasal piyasa meydanında yaptırdığı reklamlar, reklamı yapılan mallardan daha gösterişli olurlar.
TC’nin Kürd medyası masası memurları İsmail Beşikçi’ye küfrederken anlamıştık ki bu palavracılar her tarafımıza sızmışlar!
İrade, bireyin gözü gibi koruması gereken hakimiyet namusudur. Birey iradesini kaptırdığı zaman iradesiz kalır.
Siyasette aldatanlar aldananlardan daha kurnaz olursa, toplum başına çoban atanan bir sürüye döner.
Bu patavatsızlar bize
Kürdistan için mücadele edip toprağa düşen mazlum Doğanları, Hayri Durmuşları, Delil Doğan’ları nasıl unutturabilirler?
Bu güzel insanlar “demokratik cumhuriyet, Türkiyelilik siyaseti, halkların kardeşliği palavraları, MİT balonları için ölmediler, Kürdistan’ın milli hakları ve özgürlüğü için öldüler ve Kürdistan’ın kesk û sor û zer bayrağına sarılarak toprağa gömüldüler.
Ankara siyasetinin palavra meydanının hergele pazarları bizim neyimize?
Kim bizi bu pazarlarlara sürükleyip bizi ucuz pazarlıyor?
Hele bir göz gezdirin! MİT’in bizi ucuz satın almak için oynamadığı oyun kalmadı!
Kürdlerle bağlanan kirveliklerin haddı ve hesabı yok!
Önümüze konan pazarlama metninde neler var?
Avrupa Birliği ile mutabakat muhtevasından aldıkları Türkiye’nin demokratikleşmesi paketini bize barış süreci çözüm talepleri olarak yutturmak istiyorlar.
Biz pazarlığa otursak, bağımsızlıktan aşağı pazarlığa oturmayız!
Neden kendi kendinize Memê Şemanî olmuşsunuz!? Biz devlet olmaktan öte bir şey düşünmeyiz ve bu ucuz maddeleri istemeyiz!
Burada tarafların mutabık olduğu bir anlaşma metni yoktur. Taraf olarak Kürd toplumunun temsilcileri yok. Barış Süreci olarak TC İstihbaratı ile yapılan istişarede belirlenen metinde Avrupa Birliğinin Türkiye’den istediği maddelerin aynısıdır.
Bu tuzağı bir sanatçı basiretiyle nasıl yutturabilirler?
Burada Kürd toplumun ulusal talepleriyle ilgili tek bir madde bile yoktur.
Palu’nun Ohu ovasında Kürtlerin sık sık kullandığı bir sözü gibi ” Bunlar kendi kendine Memê Şêmanî” olmuşlar.
Kuzey Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nin sömürgeciliğe karşı tek caydırıcı gücü olan PKK silahları bırakmaz. Kandil’i yutmak isterseniz boğazınızda kalır boğulursunuz!
Biz unutmadık, bir kere denediniz, bir fırının bir somun ekmeği oldunuz!
PKK öyle kolay yutulacak lokma değil! TC İstihbaratı bir kaç adamı ile belirleyici olamaz. Burada bir ulusun kaderi vardır. Kimse bizi böyle ucuz satıp kendini pahalı bir tüccar yapmaya kalkmasın!
Kuzey Kürdistan Özgürlük Mücadelesine emek veren Kürd canını ortaya koyan siyasal dinamikler dururken, devletin Ankara siyasetinin eskici pazarlarında cambazlık hünerleri olanlar Kürtleri teslimiyete çekmek için yoğun görüşmeler ve görevlendirmeler yapması bizi geriye dönüp düşündürmeye zorluyor.
Palavracılık Kürd tarihinde çok tahribatlara neden olduğunu unutmayız. Kürdlerin kimyasını bozmak için neler yapılmadı ki! Kürd değerlerinden sapmaların altında her zaman palavracılar çıkıyor ve midemizi bulandırıyor. Palavracılar hep Arap ve Türk palavra meydanlarında kendilerine müsait alan buluyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375