Kanî Yado

Günümüzde insan hak ve özgürlüklerinin yaşamın vazgeçilmez ilkesi olarak kabul edildiği son yüzyılda, Türkiye ve IŞİD gibi korsan olarak kurulan İslam devletleri dışında hiçbir devlet kendilerinden olmayan halkları yok ederek onların ülkeleri üzerinde yaşam kurmazlar.
Türkiye’nin Suriye düşmanlığı ile IŞİD’in Suriye düşmanlığı aynı nedene dayandığından dolayı IŞİD Türkiye tarafından dolaylı ve dolaysız şekilde finanse ediliyor ve silahlandırılıyor.
Bunun nedeni Türkiye’nin Kürd düşmanlığıdır. Türkiye Kürdlerin devlet olacağı bir dünyada yaşamak istemiyor!
Tüm İslam Ülkelerinin gayrı resmi ordusu biçiminde ortaya çıkan illegal terör örgütü IŞİD veya Arapça ismiyle DAİŞ'e TC tarafından ekonomik ve askeri destek verilirken Kürd, Ermeni ve Süryan ülkesini yok etmeyi amaçlamaktadırlar.
Bu amaç halkları geçmişte katlettiklerinden geri kalan Ermeni, Suryan ve Kürdleri de yok ederek bu geniş coğrafya üzerinde engelsiz hâkimiyet kurmak istedikleri her haliyle belli oluyor.
Suriye, ismini Suryan’dan aldığı halde bu topraklar üzerinde sürekli Arap gericileri Şiî ve Sünnî kimlikleriyle tepişip dururlar. Burada her kesin bilmesi gereken çok önemli bir nokta gözden kaçırılıyor.
Suryan halkının ve Ermeni halkının etkisizleştiği sahalarda gelişme dinamizmi olmaz. Anadolu’da Ermeni ve Suryan uluslarının katliamından sonra Anadolu insansızlaştı ve o yıllarda kimse karasaban bile yapamayacak duruma geldi.
Müslümanların savaş ve katliamla seslerini kestiği bu kadim halklardan bu sahaların sahibi kimliğiyle bakılmaması, eski katliamla bitiremedikleri bu halkları şimdi bitirme zımnî bir tercih olarak görülüyor.
Katliamla bastırılan bu halkların bölgedeki rollerini oynamalarının zamanı gelmiştir. Çözümlerin düğümlendiği bu noktada düğümlerin çözülmesi için Kürd ve Suryan ulusları bağımsız devletlerine kavuşmalıdırlar.
İkinci Dünya Savaşından önce İsrail ulusunun bağımsız bir devlete kavuşmaları imkansız sanılıyordu ama bağımsızlığına kavuştu. Bu bağımsızlık aynı zamanda kör düğümü de çözdü.
Dünyanın her tarafına dağılmış İsrailliler İkinci Dünya Savaşında Avrupa faşistlerinin yenilgisinden sonra Milletler Cemiyeti tarafından 1948 yılında devletleşme hakkı tanındı. İsrail bu gün demokratik sistemiyle evrensel değerlere kavuşması zenginliğiyle dünyanın en uygar ülkelerinden biri sayılıyor desek çöl gericileri itiraz eder ama bir gerçektir.
Şimdi Suryan halkının durumu İsraillerin durumuyla aynıdır ve kesinlikle devletleşmelidir. Federasyon veya konfederasyon önerileri tamamıyla gericilerin tuzağıdır. Tarihten ders çıkarmak gerekiyor.
Araplarla ve Türklerle birlikte yaşamaya mecbur bırakılan Kürdlerin ulusal değerlerinden uzaklaşması yüzünden tek başına bölgenin çağdaş uygarlıkla buluşmasına katkı sunamıyor. Ermeni ve Suryan halkları bölgede gelişmenin en önemli aktörleridirler.
Anadolu ve Mezopotamya çöl barbarlarının denetimine girdikten sonra bu coğrafyanın kadim halkları geçmişte Mezopotamya uygarlığının sahipleri olarak, asalak ilhakçılarla benzeşmediler.
Asimilasyon ve katliamla ciddi şekilde aşınmaya rağmen bölgede Arap çöl kültürünün meydana getirdiği tahribatları asgariye indirebilecek geniş alana dağılmış ve çağdaşlıkla uyumlu potansiyel nüfus vardır.
Şimdi çöl vahşet kültürünün emperyal görevini Türkiye üstlenmiş vaziyettedir. Türkiye ile çöl gericileri asında tampon oluşturacak Başur ile Rojava ciddi bir güç olması gerektiği dünyanın öncelikli tercihidir.
Kürdlerin çöl barbarlarıyla inanç birliği ciddi sorunlar oluşturuyor. Bu bağlamda Kürdlerin, Suryan ve Ermeni halklarıyla aynı toprakların insanları oldukları unutulmamalıdır.
Bu durum içinde bulunduğumuz 3. Dünya Savaşının kaderini belirleyecek. Sonuçta sınırlar değişecek, Süryan ulusu, Ermeniler ve Kürdler önem kazanacak.
Suriye ismi başlı başına bir sorun. Bu isim Suryan milletinin ismidir ama ismi var cismi yok ortada.  Arap barbar Şii ve Sünni Müslümanlar bu alanın üzerinde tepişiyorlar. Suriye meselesi Suryanların kadim toprakları açısından konuşulmadıkça, başka çözüm biçimleri beş para etmez. Gerçekçi çözümler dile gelmediği sürece daha büyük boyutlu çözümsüzlüğe sürüklenir.
Bu sahada Arap ve Türkiye Cumhuriyeti resmi ideolojilerini öne çıkararak bu alanda tepişmeleri mide bulandırıyor.
İsrail milleti tüm dünyaya dağıldığı halde nasıl kendi topraklarına yeniden kavuştuysa Suryan ulusu da kendi ülkelerine kavuşmalıdırlar.
Bu toprakların sahipleri konuşmadığı koşullarda Arapların kendilerini tanrının imtiyazlı barbarları olarak kabul ettikleri için dayatmalara devam edeceklerdir. Böylece çözümsüzlükleri kamçılayan kör düğümler oluşur.
Asırlardır Mezopotamya ve Anadolu halkları, Orta Asya ve çöl barbar toplumları tarafından katliamdan geçirilerek kan üzerinde kurulan yaşamla bölgenin kültürel kimyası bozuldu. Bu durum kırsalda aç kalan kurtların insanların yaşam alanlarına inmesi gibi doğal bir olayın toplumsal benzeridir.
Şimdi, sözün bittiği noktada Nazilerin başına yağan özgür dünyanın bombaları, bölge barbarlarının başında da patlamaya başladı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375