Kani Yado
Mistik düşünce ezberlerine göre insanların nasıl yaşayacağı önceden belirlenmiş. Bu konuda cüz-i ihtiyari ve kader konularında çelişik olsa da kader önceden belirlenen yazgı olarak kabul ediliyor.
Biz geçmişte insanların bu yazgıya inandırıldığını biliyoruz. Şimdi insanlar kendi tercihlerine göre yaşayıp istedikleri şekilde düşünebiliyor mu?
Bizim ülke zemininde yaşadığımız koşullarda buna olumlu yanıt vermek mümkün değildir.
Çöl gericililerinin istilalarından sonra ortaya çıkan devletlerin istediği biçimde yaşam biçimleri ortaya çıkmıştır.
Devletlerin kalkınmasında, devlet iktisadi kalkınma planları uygulandığı gibi, devletin özel savaş mekanizması, istediği insan tiplerini yaratmak için de bir yönlendirme ve kendine benzetme derin stratejileri vardır.
Son zamanlarda devletin piyangosundan öne çıkan yeni üretim tarz siyasi unsurlar bu konuya bir başka katkı sunuyor!
Biz yaratılan insan tiplerini ister komedi vasıtası yapalım, ister psikanaliz laboratuarına alıp bilinçaltını sorgulayalım netice değişmez.
İradi tutsaklık ve fiili tutsaklık koşulları insanın tercihleri dışında ortaya çıkar. İnsanın nasıl düşünmesi gerektiğini planlayan erkin stratejik bir amacı olması gerekiyor. Kürd düşmanlığı bir özel savaş ihtiyacı olmasaydı bu düşmanlık oluşmazdı.
Horoz dövüşçüleri kavganın alevlenmesi için horozların birbirilerini kanatmasını sağlaması gerekiyor. Türk-İslam mekanizmasının siyasal literatürü buna tahrik diyor. Kürdler bu durumu “TIZ” denen bir kavramla ifade ediyorlar.
Burada temel amaç kavganın kızışmasından elde edilecek bahis ile sağlanacak getiri ihtiyacıdır. Bu bahis maddi getiridir. TC Devletinin kendi çıkarları için uyguladığı tahrikler ise hala parçalı bohça şeklinde olup millet olamamış Türklerin Kürd düşmanlığı katşısında millet olmalarını sağlamaktır.
Uygulamada görüldüğü gibi devletin özel timleri Kürd çocuklarını katlediyor ve katledilen çocukların resimlerini kullanarak Kürdleri “bebek katili” şeklinde tahrik unsuru yapıyor.
Kürd düşmanlığını yaratan devletin özel savaş mekanizması, Kürd düşmanlığı karşısında Anadolu ve Trakya’da yaşayan tüm halklardan yapay bir millet yaratabiliyor.
İnsan iradesinin dışında yaratılan ortamda toplumsal dinamikler devletin özel savaş mekanizmasının beklediği şekilde düşünür ve bu şekilde düşündüğünü eyleme geçirir.
Mesela TC Özel Savaş mekanizması, Kürdistan’ın dört parçadaki Kürdlerin biribirine karşı güvensizlik yaratılması gerekiyorsa Kürdler özel savaş araçları vasıtasıyla buna hazırlanır.
Günümüzde eğer Kürdlerde PKK’ye düşmanlık ve ya KDP’ye düşmanlık yapıldığı görülüyorsa, TC Özel Savaş mekanizması kendi unsurları vasıtasıyla bu karşıtlıkları yarattığı ortaya çıkıyor.
İnsan o koşullarda özel savaşın tahriklerine kapılarak sağlıklı düşünmesi mümkün değildir. Çünkü uzun süreli çalışmanın ürünü olan bir koşullandırılma vardır.
Bu tahrik koşullarında insanların evrensel düşünmesi mümkün değil.
Türkiyelilik politikasının adım adım Kürd toplumuna empoze edilmesi, ezber olarak toplumun belleğine yerleştirilmesi uzun vadeli bir plan ve çabanın ürünüdür.
Burada amaç TC’nin istediği şekilde düşünmek, düşündüğünü pratikleştirmek,TC’nin istediği stratejik amaca savrulmaktır. Toplumda siyasal yaşamın iradi tutsaklık koşulları devletin özel savaş programıyla oluşuyor.
Özel mekanizma toplumu istediği biçimde yönlendirdiğinde her birey topluma tutsak düşer ve gericiliğin kurbanı olur. Barbarların Mezopotamya’yı ve Anadolu’yu işgal etmesinden sonra dayatılan yaşam biçimlerinin kanıksamasıyla günümüzde hala çok katı mahalle baskısı vardır.
Bu koşullarda İnsan farklı bir çözüm biçimini önermeyi bile düşünemez. Kürdistan’ın bağımsızlık koşulları yoktur denirken federasyon gündeme gelmiyorsa Türkiyelilik politikası zamanla terfi ederek Türklük politikasına dönüşür!
TC’nin stratejik hedefi olarak Türkiyelilik politikası TC’nin hizmetine girmek doğrultusunda Kürdleri hazırlamayı amaçlar.
Kürdlerin kendi kaderlerini tayın etmeyi düşündüğünde TC’nin bu amacına cevap verebileceğini sanmıyoruz.
Şimdiye kadar din, iman, Kuran ile kandırılarak tutsak düşmüş Kürdler, şimdi din istismarının IŞİD biçiminde canavar olup canına, malına ve namusuna musallat oluyorsa Kürdleri aldatmanın koşulları zayıflamıştır demektir.
Seçimler Türkiye Cumhuriyeti ve vatandaşları için gereklidir ve çok önemlidir. Şimdi topluma öyle bir gaz verildi ki, Kürdler hile ile kurulan Türkiye Cumhuriyetinin gayri meşru varlığına rağmen Türkiye siyasetine güdümlendiler.
Oysa Kürdlerin dünya gündeminde olan bir ulusal sorunları vardır!
Nasıl oldu da Kürdler ulusal sorunlarını unutup seçim heyecanına saplanıp kaldılar? Türkiye hile ile kurulan bir devlettir. İstiklal Harbi denen yıllarda toplam ölen insan sayısı 9 bin küsürdür. İttihat ve Terakki devrinde katledilen insan sayısı milyonlarcadır ve Cumhuriyet tarafından katledilen insan sayısı yüz binlercedir. İşte hile cumhuriyeti ismini bu dayanakla söylüyoruz.
Kirli bir topluma dünyanın en demokratik anayasasını önlerine koysanız, yine kirlilik ve barbarlık devam eder. Dünyanın en mükemmel bir inancını coğrafyamızın karanlık ve kirli ülkelerine sunsanız, 14 asırlık kalıcı kirlilikten farklı bir amel bu insanlarda göremezsiniz.
Bu karanlıklarda yaşayan her bireyin taptığı yüzlerce şirkleri vardır. Aç olmaları ve zengin olmaları fark etmiyor. Bu hastalıklar Kürdlere bulaştığı için tek tanrılı siyasete çakılı kalıyorlar ve toplumsal çözüm dinamiği olamıyorlar.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner376

banner375